Zaman tarafından mı kontrol ediliyorsun yoksa zamanını mı kontrol ediyorsun? Biraz daha açayım: Plan ve planlamalar ile aran nasıl?

Anne olarak bir günde binlerce şey için hokkabazlık yapıyoruz; iş hayatı, çocuk ya da çocuklar, okul, koronavirüs sebepli evden eğitim, alışveriş, kurslar, aktiviteler derken bunalmak ve strese girmek son derece kolay hale geliyor! Evet çok yönlü düşünebiliyoruz, evet multi-tasking yapıya sahibiz, evet aynı anda birçok işi en iyi şekilde biz hallediyoruz ve sonunda yerinde değil, gereksiz bir anda BOM! Patlıyoruz…

Ama neden böyle hissettiğimizi biliyor musunuz? Şaşıracaksınız; ama aslında çok basit – stresli ve bunalmış hissediyoruz çünkü çoğu zaman gerçekte ne yaptığımıza dair kesinlikle hiçbir planımız yok!

Ben bunu yurtdışında yaşayınca anladım. Çocuk sahibi olunca da anladığımı pekiştirdim! Baktım iş arkadaşlarım İngilizler, daha Ocak ayında bir sonraki yılbaşı nereye gideceklerini planlıyorlar. Henüz birkaç haftalık hamileyken doğmamış bebeblerini kreşe yazdırıyorlar! Üzüm üzüme baka baka kararır, derler. Öyle oldu. Ben de onlar gibi aylar öncesinden tatil planları yapmaya başladım. Ucuz uçak biletlerini nasıl alıyorlar, otellerde bizim ödediğimizin yarısına nasıl kalıyorlar sanıyorsunuz? Plan yapıyorlar!

Tabii öğrenmek yetmez, uygulama da gerek. Plansız başın cezasını ayaklar değil ben çektim; hamileyken doğmamış bebeme kreş bulmak aklımın ucundan geçmediğinden, tam zamanlı işimi bırakıp tam zamanlı anne olmak durumunda kaldım! Gerçi bunu ben istemiş de olabilirim: ‘El kadar bebemi tüm gün elalemin eline bırakamam’ diye! Sanki İngiliz’in bebesi el kadar değil, sanki ben en güzel bakar, ancak ben saçımı süpürge edersem o bebe mükemmel olur! Elbet böyle olmadığını annelikte tecrübe kazanınca anlıyorsun! Ya da ikinci bebe doğunca…

Çocuklardan ilki okullu olduğunda diğeri henüz bebekti. Benim beynim de ‘Anne Beyni‘. Her şeyi unutuyordum; tabii Almanca da bir faktör diye belirtebilirim. Sonunda kocaman bir aile takvimi alıp mutfağa asıp herkesin gözüne soktuğum planlar oldu. Bu takvimleri de İsviçre’de gördüm: Anne, baba, 1. çocuk, 2. çocuk, hatta 3. çocuk, hatta kedi/köpek için ayrılmış sütunları da var. Bayılıyorum onları doldurmaya; ama ne ilginçtir ki bazen arada kaçırdığım şeyler oluyor hala!

Eğer siz de başı kesik tavuk gibi ordan oraya koşturuyorsanız, hemen bir aile takvimi edinin. Deneyin bakalım işler biraz yoluna girecek mi? Koşturmalar azalacak mı?

Yalnız; plan ve planlamaları yaparken lütfen kendinize zaman ayırmayı unutmayın. İster spor yapmak için, ister kitap okumak için, ister kahve içmek için, isterseniz boş boş tavana bakmak için her gün mutlaka 15 dakika ayırın. Evet, bunu da yurtdışında, yabancı annelerden öğrendim. Çünkü istediğin kadar saçını süpürge et, o çocuklar büyüyor ve gidiyor***, sen süpürge saçlarla kalıyorsun!

***(Henüz gidecek kadar büyümediler; ama 7 sene sensiz uyumam diyen 8. sene sleep-over delisi olabiliyor aniden. Biliyorum ki gün gelince arkalarına bakmadan gidecekler – sen, ben gitmedik mi?- ve bu yüzden plana kuaförü de eklemeyi unutmadım 🙂

Yazar

Yorum Yaz

Pin It
Bu sitedeki tüm içerikler Digital Millennium Copyright Act ve 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserlerini Koruma Kanunu'na istinaden koruma altındadır. Buradaki hiçbir içerik (Yazı, Fotoğraf, Video vb.) site KULLANIM ŞARTLARI'nda da belirtildiği üzere izinsiz olarak kopyalanamaz, alıntı yapılamaz, başka yerde yayınlanamaz

© 2019 Tasarım Blogger Tasarım.