İtalya Seyahatimiz - Gün 9

Dorsodura'daki ufak köprülerden birinde birçok kilit gördük asılı...
Venedik'te havanın serin olduğu bir güne uyandık. Neyse ki güneş parlıyordu ve planladığımız gibi bir gün geçirebilecektik. 


Otelin bademli kruvasanlı, nutellalı ve çilekli kahvaltısı ardından Rialto Köprüsü'ne gitmek üzere bota/vapurettaya bindik. Rialto Mercato'da indik; çünkü her gezi kitabında geçen ünlü Rialto marketi görmek istiyorduk. Sabah gidersek daha sakin olacağını tahmin ettik, yanılmadık...

Rialto Mercado İskelesi
Önce birkaç çeşit meyve aldık gün içinde yemek için Alaz ile bana sağlıklı atıştırmalıklar olsun diye. Sonra balık pazarına daldık.

Balıklarım tazedir...
Türkiye'ye ve İngiltere'ye göre daha ekonomik, daha çok çeşit balık ve deniz ürünlerinin olması bizi şaşırtmadı. Evde kalıyor olsaydık eminim kendimi tutamaz alırdım. Venedik'e gidip de AirBnb'de kalacaklara bir öneri olsun...

Yeme de yanında yat!
Denizden babam çıksa yerim yapısında bir insan da olsam, bir süre sonra hamilelik hormonları bana çabuk burayı terket bu kokular mideni bulandırmaya başladı sinyali verdi. Ben arkama bakmadan hızlı adımlarla uzaklaşırken, Alaz'ı balıklardan ayırmak güçtü. Küçüklüğünden beri balık delisi bir çocuk oldu hep.

İtiraf ediyorum: Kola içtim!
Günün ikinci gezisi, Marco'nun bize önerdiği Lido'ya gitmekti. Henüz vapur için aldığımız biletlerin süresi geçmeden bu adayı da görmek istiyorduk. Lido S.M.E. iskelesinde indikten sonra karşımıza çıkan geniş cadde boyunca yürüdük. Burası Venedik'ten daha farklı; deniz tatili için tercih edilen turistik bir adaydı. Yaz sezonu henüz başlamadığından birçok mağaza, restoran kapalı; ortalık sakindi. Eminim Bodrum, Marmaris'ten farkı kalmıyordur yüksek sezonda. Önce birşeyler atıştırmak için cadde üzerindeki bir kafeye oturduk. Alaz henüz boş olan çakıl taşlı havuzda kendince oyunlar oynadı.


Sonra adanın diğer kıyısına yürüdük. 11 kilometrelik kum plajı olan Lido'da henüz deniz sezonu açılmamıştı; ama yazın gelecek turistler için hazırlıklar başlamıştı. Eğer Venedik'i deniz tatiliyle birleştirmek istiyorsanız Lido'da kalmayı tercih edebilirsiniz. Kalacak yer konusunda Venedik'in ekonomik bölgelerinden biri olduğunu duydum.

Alaz ve kızlar
Adriyatik Denizi dalgalı, hava rüzgarlıydı şansımıza. Denize girmeyi düşünmüyorduk zaten. Biz de kıyıdaki rüzgara daha fazla maruz kalmadan geniş kumsalın kara tarafındaki oyuncaklı yere gittik. Üç çocuklu Amerika'lı bir aile geldi yanımıza. Alaz onların kızlarıyla uzun bir süre oynadı.

Lido'dan Venedik manzarası
Dönüşte de vapuretta'nın hafiften sallanmasına karşı koyamadığından Alaz pusette uyuyakaldı. Biz de Dorsoduro'da indik ve o uyurken etrafı gezdik. Güzel Sanatlar Akademisi bu bölgede, tabii ünlü Peggy Gugenheim Koleksiyonu ile Modern Sanatlar Akademisi de.

Salute
1630'lu yıllardan kalan St Maria of Salute Basilica da görülmesi gereken yerlerden. Dorsoduro, küçük meydanları, köprüleri ve La Giudecca manzarasına sahip kafe ve restoranlarıyla birçok Venedikli'nin günü ve akşamı geçirmek için tercih ettiği yer. Rialto Köprüsü civarının kalabalığı da yok.


Dorsoduro, aynı zamanda canlı müzik barları ile gece hayatının da canlı olduğu yerlerden. Alaz yanımızdayken, ben alkol alamıyorken bir gece hayatımız olamayacağından o konu hakkında daha çok bilgiyi burada bulabilirsiniz.

Canal Grande
Alaz uyurken rahatça gezindik. Çünkü bu bölgedeki köprülerde aynı zamanda rampalar da vardı tekerlekli sandalye ve bebek arabaları için. Sonra Gallerie dell'Accademia'nın Canal Grande kıyısına oturduk sabah aldığımız meyvelerden yemek için. Tam karı-koca iki çift laf ediyorduk ki Alaz uyandı!

Türkiye'deki bezelyelerden bulmak ve kaçırmamak
Önceki gün vapurda bir kadının hapur hupur taze bezelye yediğini gözlemlemiştik. Sabahki pazardan aldığımız taze bezelyeleri en çok kim yedi tahmin edin?


Vapuretto beklerken gözlemlediğimiz Avustralyalı bir aile üstteki resimde. Üç çocukları ile ki biri henüz bebek, İtalya'ya gelmişler. Muhtemelen Avrupa'yı geziyorlar. Gezgin aile olmak isteyenlere cesaret versin diye bu fotoğrafı çektim...

Daha sonra Rialto civarında Kanadalı bir çift arkadaşımızla buluştuk. Facebook'a yüklediğimiz fotoğraflar sayesinde onlarında Venedik'te olduklarını öğrendik. Ne güzel şey bu sosyal medya! Prosecco ve kahve eşliğinde muhabbet ve Alaz'ın kafenin bulunduğu dar sokakta güvercin kovalaması ile bizim dinlendiğimiz, Alaz'ın koşturduğu 1-2 saat geçirdik.

Karışık deniz ürünleri tabağı böyle güzel birşey
Akşamında, önceden yer ayırttığımız posh bir restorana gittik. Deniz ürünleri harikaydı elbette; ama pek Alaz dostu olduğunu söyleyemem. Alaz'ı yemekler gelene dek boya kalemleri ve dergiyle oyaladık; güzelim yemekleri beğenmedi, ardından kakasının geldiğini söyledi. Tuvalet sonrasında telefonla oynamak istedi. Yemeklerini yedikten sonra telefonu vereceğimizi söyleyince kıyameti kopardı! Biz de apar-topar yeyip, kalktık...


Venedik'i gece görmeden olmaz, dedik. Madem Alaz bize keyifle bir yemek yedirmedi, bu gece bizimle birlikte sokaklarda sürünsün, dedik ve en yakın iskeleden kanal turu yapmak için vapurettaya bindik.


Gündüz gezmeye fırsat bulamadığımız Giudecca'yı, bir o kıyıya bir bu kıyıya uğrayan vapurun güvertesinde oturup izledik. Bazı yerlerde rüzgar estiğinden Alaz'ı sımsıkı sardım, bir süre sonra baktım ki uyuyakalmış kollarımda.

Rialto Köprüsü
Evdeki hesap çarşıya uymadı. S. Marco iskelesinde vapur değiştirmek zorunda kaldık. Pusetini yanımıza almadığımızdan Alaz'ı kucaklama sırası babaya geçince benim de kollarımın uyuşukluğu geçti :) Rialto Köprüsü altından otele doğru gene vapurla ilerledik açıkhavada. Bu kez kanal aralarından geçtiğimizden rüzgar yoktu. Otele vardığımızda gece yarısına geliyordu saat ve üzerini değiştirirken Alaz'ı uyandırmamayı başardık.

İnstagram resmi : GezginAnne
Bu da o günün favori resmi benim için. Uykudan uyanmış, bezelye yemiş keyifli oğlumun Venedik kanalında öpücükleri...

Devamı: İtalya Seyahatimiz - Gün 10

2 yorum :

  1. İtalya'ya balayımızda gitmiştik, yazılarınızı gördükçe bir an önce doğurup bebeğimle de gitmek için can atıyorum :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) Yorumunuz için teşekkürler... Umarım o günler de gelecektir. Sevgiler!
      Deniz

      Sil