Paris'te Çocukla Neler Yapılır? (Ya Da Yapılmaz)


Kasım’da Paris bir başkaydı, Mayıs’a göre...

Mayıs’ta Londra’dan Eurostar treniyle 2,5 saatte Paris’in merkezine varmıştık. Kasım’da Zürih’ten tren TGV Lyria ile 4 saatte Paris Gare de Lyon’a vardık.



Mayıs’ta karı-koca başbaşa, çocuklardan önce gittiğimiz Paris’te hava güneşliydi. Londra’dan ılıktı ve tüm gün kısa kollu elbise ve bir hırka ile gezmiştim.

Kasım’da çocuklarla ve anneanneyle gittiğimiz Paris’te hava yağmurluydu ve soğuktu. Zürih’te nasıl giyindiksek orada da öyle giyindik; eldiven, bere, bot, mont...

 

Mayıs’ta sabahtan akşama dek sokaklarda yürümüştük. Birkaç kez metroyu kullanmıştık.

 

Kasım’da yarım saatten fazla yürüyemedik. Her yere Über ile gittik. Metroyu da hiç kullanmadık.

Mayıs’ta gündüz sokak satıcılarından yiyecekler alıp Parisliler gibi Seine nehri kıyısında atıştırmıştık. Gece beğendiğimiz, istediğimiz restorana girmiştik, Eyfel Kulesi’nde sıra beklememek için merdivenlerden çıkmıştık. Louvre Müzesi önünde saatlerce beklemiş, içerisi tıklım tıklım doluyken kalabalık ile sürüklenerek tablolara bakabilmiştik. Montmartre basamaklarını tırmanmış, Sacre-Coeur’u gezmiştik. Notre-Dame’in bulunduğu Ile de la Cite bölgesini didik didik etmiştik. Champs-Elysees’i başlı başına yürümüştük. Haritadaki her ‘görülecek’ yeri gezmiştik. 


Çocuksuz Paris

Kasım’da akşam gittiğimiz restoranlar rezervasyonumuz olmadığı için bizi geri çevirdi. İkinci akşama rezervasyon yaptırdık. Sabah kahvaltısını otelde çok iyi yaptık, öğlen kafelerde ve bistroda atıştırdık. Eyfel Kulesi için giriş saati belli olan, sıra bekletmeyen turlardan satın aldık. Müzelere girmedik, bahçelerinde gezindik. Arc de Triomphe’e ulusal bayram olduğu için ve yollar kapandığı için ulaşamadık. Çocuklar için eğlenceli olan Kanalizasyon Müzesi’ne girmek istedik, Beliz Über’de uyuyakalınca vazgeçtik. Notre-Dame’in bulunduğu Ile de la Cite bölgesini gündüz de gece de gezindik; ama Notre-Dame Katedrali’ne vardığımızda Beliz hala uyuyordu ve bir sıraya oturup ayini dinledik o uyanana dek.

Çocuklu Paris

Gördüğünüz gibi oldukça farklı 2 seyahat oldu; ama itiraf edeyim ki ikincisi de çok güzeldi. Yağmur olmasa daha da güzel olurdu tabii ;)

Paris’e Çocukla Gideceklere Öneriler:
  • Eğer Paris’i görmek istiyorsanız, baharda ya da yazın gidin.
    • Tüm günü müze gezerek geçirmeyin; sabah müzeye öğleden sonra parka gidin Jardin du Luxembourg ya da Tuilleries mesela. Paris akvaryumu, The Sewers - Kanalizasyon Müzesi ya da Eyfel Kulesi, Le Centquatre gündüzleri çocuklar için oldukça uygun yerler. Cite des Enfants dev Lego figürleri ve inşaat araç gereçleriyle, Musée de la Chasse et de la Nature ve Jardin d’Acclimatation çocuklar için biçilmiş yerler.
    • Bisikletlere ve bisiklete binmeye karşı koyamayacağınız bir şehir; ama çocukla olmaz.
    • Louvre’dan uzak durun; ama Musee d’Orsay nehrin hemen karşısında ve daha az kalabalık.
    • Eyfel Kulesi demişken, mutlaka bir tur şirketinden sıra bekle(t)meyen bilet satın alın, ya da biletleri online alın. Terörist saldırısı sonrası bile, kışın yağmur altında bile her daim sıra var Eyfel’de.
    • Restoran konusu ayrı bir olay. Paranız varsa, Michelin yıldızlarına yetse bile, çocukla ı-ıh. Olmaz! 'French Children Don’t Throw Food’ (Fransız çocuklar yemek atmaz, fırlatmaz) kitabını okumadıysanız, okuyun. Restorana çocukla gidecekseniz akşam 7 öncesine, öğlen de 12’ye yer ayırtın. Bistro ya da kafe tarzı yerler her saat uygun; ama restoranların açılış ve kapanış saatleri var. Tıpkı İsviçre ve İtalya’da olduğu gibi. Annemin en çok şaşırdığı da bu oldu ;) (Tabii başka şeylere de şaşırdı. Mesela ne kadar eski bina olduğuna, yerleri neden asfaltlamadıklarına, Tuileries Garden’da neden toprak yol olduğuna, ne kadar çok heykel olduğuna falan…)
    Bizim Paris gezimiz de yakında blogda yerini alacak. Şimdilik Paris’in baharı nasılmış ona buradan bakabilirsiniz...

    Tipik bir Eyfel Kulesi sırası...

    Çocuklarla tren yolculukları ile ilgili önerilere de buradan bakabilirsiniz.

    Not: Tüm fotoğraflar ben, Deniz Sütlü Özgül'e aittir. Lütfen izinsiz paylaşmayın...

    Hiç yorum yok :

    Yorum Gönder