Uçakta Çocuk Uyutmanın Yolları



Normalde bile pek ilaç kullanmayan bir aile olarak, uzun uçak yolculuklarında da çocuklar ve kendimiz için de ilaç kullanmadık. O zaman Zürih - Tokyo arasında 20 saatlik aktarmalı uçak yolculuğunda çocukları nasıl uyuttuk?

Uçuş saatini uyku saatine denk getir...

Öğle veya akşam uykusuna yakın saatlerde uçağa binmek en önemlisi.

Biz sabah 11’de Zürih’ten Abu Dhabi uçağına bindik. Ben Alaz ile, babası da Beliz ile oturduk ardarda koltuklarda. Bu tercihi özellikle yapmıştık. Yanyana denk gelip birbirlerini rahatsız etmesinler daha doğrusu itişip kakışmasınlar istedim. Beliz ve Alaz ilk saati bizimle birlikte muhabbet etmek, hamur oynamak ve kitap okumakla geçirdiler. Daha sonra da uçakta gösterilen çizgi filmler ile oyalandılar öğle yemeği sırasında. Ardından Beliz babasının kucağına yatıp çizgi filme bakarken uyuyakaldı. Alaz ise ekrana yapışmıştı. İkisinin de 6 saatlik yolculuk boyunca pek derdi olmadı bize.

Biliyoruz ki, karnı aç olan bebeler uyumaz!

Uçaktaki yemekleri beğenmeyip yemediklerinden bir sonraki uçuş için endişeleniyordum. Abu Dhabi’de aktarma beklerken bir fast food restoranında hamburger gördüler, istediler ve yediler. Karınları doydu diye sevindim anne olarak.

Uçağa binmeden önce çocukların fiziksel olarak yorulmasını sağla... 

Havaalanı çocuk oyun alanlarında vakit geçirmek, puset yerine çocuğun havaalanında yürümesini sağlamak da önemli tabii.

Aman uyku arkadaşlarını unutma!


10 saat sürecek ikinci uçağa bindiğimizde Alaz, bitiremediği filmi izlemek istedi. Bu kez Beliz’i ben aldım, babası Alaz’ı. Onlar film izlediler, ben Beliz’e pijamamsı kıyafetini giydirip, süt içirdim. Masal, ninni derken kucağımda uyudu. Üçlü koltuğun biri boştu şansımıza ve kolayca yatırdım. Emniyet kemerini battaniye üzerinden bağlayınca dönse de, düşme ihtimali epey azaldı. Böylece ben de uyuyabildim bir süre. Alaz da film bitince tuvalete gitti, dişini fırçaladı ve aynı şekilde yattı babasının yanına. Yaklaşık 8 saat uyudular ki uçak için çok iyi bir süre.

Oturacağın yeri iyi seç...

Çocukları pencere kenarına oturtmak faydalı oldu. Gelen geçen yolculardan ve servis yapan uçak personelinden dolayı dikkatleri dağılmadı. Pencereyi örterek ortamı loşlaştırmak da iyi oldu.

Tokyo’dan Zürih’e dönüşte uçağımız akşam 6’da kalkıyordu ve tüm gün yorulmuştuk. Yine biraz ekran ardından uyudular. Bu kez ilk uçak 10 saatlik uzun olandı ve en az yolun yarısında uyudular. Abu Dhabi de uyandırdık ve yürüttük, koşturdular. İkinci uçakta da Alaz film izlemek istedi elbet, bir süre izledikten sonra uyudu. Beliz de öyle…

Sabah 6’da Zürih’e indik. Uçaklar dolu olduğundan yanımız boş değildi ve sevgili eşim ile ben yorgunluktan bitmiştik. Eve varınca duş ve kahvaltı ardından gözlerimiz kapanıyordu. Beliz de bizimle birlikte yatıp uyudu; ama Alaz sanki yoldan gelmemiş, kıtalar arası yol katetmemiş, jetlag olmamış gibi oturup lego oynadı. Normal bir gün gibi. Ertesi sabah da okula gitti.

Asıl önemlisi...

İşte bu yüzden jetlag söz konusu ise çocuklar uyurken uyuyabilmek önemli, öğlen mesela. Biz yetişkinlerin dinlenebilmesi çok önemli. Dikkati elden bırakmayıp çocuklara göz kulak olmamız gerekiyor çünkü. Alaz örneğinde olduğu gibi, çocuklar her şarta bizden daha kolay uyum sağlayabiliyorlar. Biz kendimize bakalım yeter...

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder