Çocukla Seyahatin Güzel Bir Yanı da...


1,2,3… 1,2,3,4,5,6,7,8,9,10,11… 1,2,3,4,5,6,7… 1,2... 1,2,3,4,5,6,7,8,9,10,11,12,13,14,15,16,17,18… 1…

Alaz… Bizimle yatmayı çok sever, biz onunla yatamayız. Çünkü oldukça kıpırdak, özellikle uykuya dalış esnasında. Bebekliğinden beri de böyle. Yukarıdaki sayılar ne biliyor musunuz? Son 5.5 senedir, yani bebekliğinden beri yanında yatmışsam, saydığım saniyeler. Eğer ki 20. saniyeye dek kıpırdamazsa uyudu demektir; ama kıpırdarsa say baştan!

Henüz birkaç haftalıkken babası ve ben, Alaz’ın kollarını ve bacaklarını çok fazla hareket ettirdiğini düşünerek, bu yüzden uykuya dalamadığına karar verip 4 elle çocuğun uzuvlarını sabitleyip uyumasına yardımcı olacaktık; tam 20 dakika o şekilde durduk. Fakat kolu, bacağı sabitlenince ne oldu biliyor musunuz? Kafayı bir sağa bir sola sürekli döndürmeye başladı. Sonra kundakladık zaten!

Bu yüzden Alaz’la uyumak sabır işi. Babası güzel beceriyor, ondan önce uyuyakalıyor!

Benim içinse çocuklarla seyahate çıkmanın en güzel yanlarında biri, onlara sarılıp birlikte uyumak. Uyuyakalmak… Çünkü kalkıp evi toplamak gerekmiyor, bulaşıkları yerleştirmek yok, sabah için okul çantası hazırlamak da! Ertesi günkü toplantıya hazırlanmak gerekmiyor, ütü de lazım değil. Bu sebeple tatildeyken Alaz ile gönül rahatlığıyla yatarım. O uykuya dalana dek zaten içim geçer ve kalkmadığım için pişmanlık duymam.

Beliz ise ayrı bir alem. Kendine özel alan istiyor yatarken. Bizim yatağımızda kesinlikle uyumaz. Bebek yatağı tercihi; ama son Avusturya tatilinde ranzanın alt katında yattı ve kendi kendini uyuttu. Eve dönünce de Alaz’ın ranzasının alt katını, bir nevi yer yatağı gibi, hazırladık. Tüm gece yerlerde yuvarlanarak uyuyor. Halbuki ona da sarılıp uyumak istiyorum birlikte; ama izin vermiyor eğer çok yorgun değilse. Kucağımda uyuyakalıyor...

Alaz’ın tatile giderken ilk şartı, ‘Aynı odada, aynı yatakta uyumak’. Bazen şöyle diyaloglar geçiyor aramızda:

D: ‘İki uyku sonra otele / tatile / Londra'ya gidiyoruz.'
A: ‘Çocuk yatağı isteme tamam mı? Ben sizle uyuyacağım.'
D: ‘Çocuk odası vardır belki ranza koyarlar?'
A: ‘Haayır! Gerek yok.'
D: ‘Sen çok kıpırdanıyorsun, ben seninle yatınca güzel uyuyamıyorum.'
A: ‘Söz veriyorum, kıpırdamayacağım!'

Evde oğlumla yatıp uyumasam da tatilde oğlumla uyumak benim de hoşuma gidiyor, babasının da. Beliz’i kucaklamanın rövanşı gibi geliyor bazen. Hem şunun şurasında daha kaç kez benimle/babasıyla uyumak isteyecek ki?

NOT: Muhtemelen biz şu an Japonya'dayız ve otel odasında birlikte uyuyoruz...

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder