İstanbul Oyuncak Müzesi Gezimiz



İstanbul'da yağmurlu ve hatta fırtınalı bir kış günü, çocuklarla gitmek için ilk aklıma gelen yer Oyuncak Müzesi oldu.

Müze girişinde

Çocuklar, köşkün dışında bulunan oyuncakları görünce heyecanlandılar, biz de! İlk kez 2005'te gitmiştik sevgili kocam ile. Evlilik ve çocuk öncesinde. Şimdi ise olduğu yerde kalmamış, çok daha güzelleşmiş yeni bölümler katılmış bir müze gördük. Hani Türkiye'de güzel şeyler de oluyor dedirten cinsten.

Bazı oyuncaklar
Giriş ücreti yetişkin için 12, 3 yaş üzeri çocuk için 9 TL. Biz içeri girerken bir grup ilkokul öğrencisi öğretmenleri ile dışarı çıkıyordu. Bu sebeple müzeyi gezerken toplamda 3-5 kişiydik. Hafta içi gitmemizin avantajı olmalı.

Tuvaletlerden çok etkilendiler sanırım

Almanya'dan oyun evi
İlk katındaki oyuncakçı dedenin gerçek olup olmadığı en çok ilgisini çeken şeylerden biriydi Alaz'ın. Sonraki favorisi gemilerin olduğu oda, uzay ve astronot oyuncakları bir de lokomotifli tren sesi çıkaran odaydı.

Gerçek mi değil mi?

Bazı Oyuncaklar, Oyuncak Müzesi
Ben ise en çok savaşların anlatıldığı bölümden etkilendim. Müzenin ilginç yanı hem çocuklara hem yetişkinlere hitap etmesi. Aşağıdaki tanıtım yazısında da söylenildiği gibi, 'Aa bu oyuncak bende vardı' ya da 'Aa anneannemin evinde bu bebekten görmüştüm' gibi birçok cümle sarfettik eşimle karşılıklı.

Uzay ile ilgili oyuncaklar ve haberler
Star Wars ilk oyuncakları
Oyuncaklar daha çok Almanya ağırlıklıydı ya da bana öyle geldi. Türk bayrağının uzaya gittiğini bilmiyordum örneğin, öğrendim. Teddy ayının hikayesini de. Bu tarz bilgileri çocuklarla da paylaşabildim. 

Türk bayrağının uzaya gittiğini biliyor muydunuz?
Beliz arada bir yukarıdaki rafları göremediğinden kucak istedi. Bazı anlarda canı sıkıldı; ama Alaz tuvaletlete giden koridordaki akvaryumları bile ilgiyle inceledi. Tuvaletlerde bebek için bez değiştirme ünitesi bulunuyor. En alt katta bir de sinema salonu var. Pencereden gördüğümüz atölye de oldukça şirindi. Burada oyuncak boyama ve yaratıcılık atölyesi gibi çalışmalar yapılıyormuş. Bilgi için buraya tıklayın.

Savaşlar...
Yeniliklerden biri de şirin mi şirin kafeydi. Bize kahve, çocuklara cam ardından gördükleri oyuncaklardan birkaçı ile oynama molası verdik gezi sonunda. Müze kafede bazı günler kitap okuma etkinliklerinin yanı sıra, Pazar kahvaltısı ve doğum günü organizasyonları da yapılıyormuş.

Oyuncak müzesi, kafe
Bizim gezimize gelecek olursak, yüzlerce oyuncağın camekan ardında durması ve bizim çocukların oyuncaklara ulaşamamaları bir ilk. İşin garibi, bu durumu hiç garipsemediler. Haydi Alaz durumu kavradı diyelim, Beliz bile istemedi oyuncakları ver demedi örneğin. Şaşırılacak birşey bence.

Oyuncak Müzesi kafesinde
Oyuncak müzesine dair daha fazla bilgi aşağıdaki internet sitelerinden alıntı yazıda:

İstanbul Oyuncak Müzesi 23 Nisan 2005 yılında şair/yazar Sunay Akın tarafından kurulmuştur. 1700’lü yıllardan günümüze oyuncak tarihinin en gözde örneklerinin sergilendiği müze tarihi bir köşkte konumlanmıştır.

Sunay Akın’ın 20 yılda 40’ı aşkın ülkedeki koleksiyonerlerden, antikacılardan ve açık arttırmalardan satın aldığı oyuncaklarla kurulan İstanbul Oyuncak Müzesi dünya tarihini daha eğlenceli, daha akılda kalıcı bir öğrenme yöntemi ile ziyaretçilere sunmaktadır. Örneğin, uzay oyuncaklarının sergilendiği bölümde Ay’a ulaşma çabası, tren oyuncakları bölümünde ise sanayi devrimi oyuncakların diliyle anlatılmaktadır. Müzenin dekoru da bu düşünceyle sahne tasarım sanatçısı Ayhan Doğan tarafından tasarlanmıştır. Müze bir şair tarafından açılmış olması ve bir sahne tasarım sanatçısı tarafından tasarlanmış olması özelliği ile de dünyada bir ilki teşkil etmektedir. 
İstanbul Oyuncak Müzesi’nin en önemli özelliklerinden birisi de aileyi bütün üyeleri ile kucaklamasıdır. Müze bu özelliği ile 3 kuşağın birarada vakit geçirebileceği ve ortak mutluluğu paylaşabileceği bir mekandır. Dede/nine, baba/anne ve torun bir zaman makinasında çocukluklarına doğru yola çıkarken, birbirlerine kendi dönemlerini anlatmanın keyfini çıkartırlar. Oyuncak müzesinin koridorları ‘’Bundan bende vardı!’’ cümlesi ile başlayan ve çocukluk hatıralarının anlatıldığı sesler ile çınlamaktadır. 
İstanbul Oyuncak Müzesi ülkemizdeki diğer oyuncak müzelerinin de açılması için örnek teşkil etmiştir. 2011 yılında, Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne ait olan Antalya Oyuncak Müzesi ve 2013 yılında da Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’ne ait olan Gaziantep Oyun ve Oyuncak Müzesi, Ataşehir Belediyesi’ne ait Oyun Müzesi, İstanbul Oyuncak Müzesi kurucusu Sunay Akın’ın danışmanlığı ve küratörlüğünde kapılarını ziyarete açmıştır.

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder