Anneler Yılbaşında Ne İsterler?


Yeni yılı getirecek 31 Aralık akşamını büyük umutlarla beklerken; yemek planları, hediyeler, süslemeler ile uğraşırken; içten içe derin bir hayal kırıklılığı yaşayacağını bilenler... Emek, para ve zaman harcayıp özenle herkese hediyeler alan anneye, karşılığında tüm ailenin birleşip de ütü hediye etmesi kastettiğim.

Bir keresinde anneme sürpriz olsun diye düdüklü tencere aldığımızı ve annemin bize boş boş baktığını hatta biraz da babama söylendiğini hatırlarım. Çocuktum, kadıncağızın ne demek istediğini anlayamadım. Şimdi anlıyorum. Özel günler için etrafımdakiler ne istersin diye sorduğunda cevabım genelde hiç birşey olur. Bu demek değil ki, paranı benim için boşuna harcama, bu demek değil ki bana kokulu mumlar alma, hiç kullanamayacağım takılar alma.

Bu demek ki: Mutfak aleti paketiyle karşıma çıkma… Beyaz eşya mağazaları kırmızı kurdeleli tost makineleriyle süslenmiş olsa da, o kadına edilecek hediye değildir. Ne zamandır istediğim buharlı pişiriciyi alırsan, sana kalkıp sevinçle buharda yemek pişirmemi bekleme. Mutfak duvarlarını süsleyen incik boncuk toz yuvası eşyalardan ise sakın alayım deme.

Giysi de istemiyorum… Ne alacağını, hangi beden ve renk alacağını, hatta resminin kopyasını vermediğim sürece giyecek birşey de hediye etme. Beni tanıdığın bedenimden çok uzaktayım, 2 çocuk doğurdum ve eskiden aldığın ve bedenime cuk oturan giysiler artık bana olmuyor. 'Hayatım, ama aynı kilodasın nerdeyse' deme, hamilelikte genişleyen ve kilo versen de incelmeyen bir vücut sahibi olmak nasıl birşey bilir misin? Elbise satın alırsan ve içine sığamazsam yeni yılın ilk günü depresyona girmeme neden olursun hem.

Güzellik merkezinde bir saç bakımı veya lazer epilasyon ayarla mesela. Çocuklardan geriye boş zaman kalmadığından kafamdaki ve vücudumdaki tüylere yeterli ilgiyi gösteremiyorum. Eğer mümkünse bir günü spada geçirmek isterim; ama tabii o hafta sonu çocuk bakımı ve ev işleri yapmamak kaydıyla. Yoksa neye yarar birkaç saat süren saltanat? Henüz aromatik yağ kokusu üzerimdeyken yemek yapmayayım, değil mi?

Müzik cd-si de alayım deme… Ne vaktim var dinlemeye, ne de küçük patronlar izin verir. Varsa yoksa çocuk şarkıları dinlenecek evde!

Kadınlar ne isterler?


Neler istemediğimiz yeterince açıklandı herhalde. Şimdi gelelim neler isterime… Öncelikle aile bireylerinin sağlığı elbette. Sonraysa…

Yardım… Biliyorum soruyorsun; ama ‘yok, ben yaparım!’ diyerek çamaşır makinesinin kapağını çarptığımda, aslında istediğim sormaya gerek duymadan bana yardım etmen. Hatta sürekli bir yardımcı da fena fikir değil!?

Sevgi ve saygı… Keşke tüm dünya için dileyebilsem ve gerçekleşse; ama şimdilik bizim dört duvarın içi de yeterli. 'Yemek yemeyeceğim!!!' diye her sofrada ağlama krizleri olmasa, 'yapamıyorum' diye çığlıklar atılmasa. Hatırlatmama gerek kalmadan herkes teşekkür etse, lütfen dese. Lütfen? ... 
Teşekkürler.

Sihirli bir burun… Evdeki ufak bir tartışma çığrından çıkacakken burnum oynasa ve biz Maldivler’deki 5 yıldızlı bir otelin plajında bulsak kendimizi. Çocuklarımız yemek ve giyinmek zorunda olmasa, sadece sarılmak ve öpmek için yanımıza gelseler.

Bir hafta kesintisiz uyku… Çocuklar doğduğundan beri (5,5 senedir) yüzümde, gözlerimin altında oluşan kalıcı hasarlar belki bu şekilde giderilebilir!? Olmazsa da estetik uzmanıyla bir randevu?

Olamaz mı?

--- 

Not: Bu yazımın bir versiyonu ilk olarak Kasım 2013'te Alternatif Anne'de yayınlanmıştır.

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder