Bebeklere Tasma!

Ben de çocuk sahibi olmadan önce çantalı bebek tasması görünce, 'Ay yazık annesi çocuğa köpek muamelesi yapıyor, cık cık cık' diyenlerdendim.



Yeğenlerim doğduğunda, mağazalarda gördüğüm küçük minicik kız çocuğu çantaları ilgimi çekti. Şeker gibi renklerde, şeker gibi cicili bicili çantalar. Hani özenirler ya büyüklere, sırtlarına çanta takmak isterler, tam da oydu. Meğer onların halkaları varmış, ucuna kemeri bağlanıp çocuklara tasma oluyormuş. Böyle tanıştım ilk çantalı bebek tasmasıyla...

Alaz, geç yürüyen bir bebekti. Geç yürüdüğünden belki hep temkinliydi. Elimi tutar, parkta dahi bırakmazdı. Yürümek yerine pusete oturup bakınmayı tercih ederdi. Hala da öyle. Hatta 'Oğlum buradan araba geçmiyor, elimi bırakabilirsin' dediğimi çok bilirim. Yine de Beliz'in pusetinin kenarından tutar elimi bıraksa da. Bu sebeple Alaz bebekken hiç mi hiç o tasmalar aklıma gelmedi.

Ya Beliz öyle mi? Hani iki kardeş hiç mi benzemez? Üçümüz yürüyüşe çıkıyoruz, ki biliyorsunuz burası göl ya da nehir kıyısı hep. Elimi tutmuyor. Elini arkasına saklıyor. Alaz elimi tutarken, o kendi başına, başına buyruk geziniyor. Su da en sevdiği şey tabii, gördü mü yanına gitmeden ayağını sokmadan, 'Cup cup' diye atladı atlayacak diye yüreğimi ağzıma getirmeden durmuyor. Baktım olmayacak, aldım tasmalı bir mini çanta. 18 aylıktan itibaren kullanılabilen bir marka, aşağıdaki resimdeki gibi.

Evde birkaç kez taktık sevinçle, hiç oralı olmadı. Belki farketmişsinizdir ben de sırt çantasız yapamayanlardanım. Son haftalarda benim çantamı daha bir farketti ki, kendisi de o minik çantasını takmak istedi. İçine suyunu, emziğini koyduk zaten başka birşey de sığmaz, çıktık bir gün yürüyüşe. Önce garip geldi ona, uzaklaşınca çekiştirmem falan; ama şikayet de etmedi.

Tasmalı mini mini küçük çocuk çantaları
Kimileri psikolojik açıdan çocuklara uygun değil demiş yorumlarda; ama kaynağı nedir, ne psikolojisi diye açıklamamış. Varsa bilimsel araştırmalar yorum olarak bırakın lütfen. Tabii öte yandan bu çanta benim psikolojim için iyi. Yoksa ay suya mı düşecek, ay havaalanında gözümün önünden mi kaybolacak, ay biri mi kaçıracak diye benim de aklımı alıyor çünkü. Yani onu bilemem; ama benim psikolojim için iyi.

Hani kimi de diyebilir ki, küçük daha anlamıyor, biraz büyüyünce laftan anlar. Yok öyle olmuyor etraftan biliyorum. 4-5 yaşlarından kendini cadde ortasına veya park yerinde arabaların önüne atan çocuklar da görüyoruz. Zorla tutulan elini bırakıp kaçanlar da! O yüzden ilerde ne olacağı belli olmaz. Şimdilik ben kendimi de kızımı da güvende tutayım...

Biliyorum ki en büyük eleştiriyi Türkiye'ye geldiğimde kendi yakın çevremden alacağım. Şimdiden söyleyeyim: Çocuğumun emniyetinin, başkalarının ne düşündüğünden çok daha önemli olduğuna inanıyorum.

O yüzden kıpır kıpır bir çocuğunuz varsa, siz de kimsenin lafına bakmayın...

Sevgiler...


1 yorum :

  1. İyi yapmışsın, yurtdışında çok yaygın sadece Türkiye'de nedense dediğin gibi köpek tasması diyorlar. Sanki tasmalı köpek de kötü bişeymiş gibi hatta yahu ;) İkisi de güzel işte, ikisi de gerekli bazı durumlarda. Kızım Alaz gibi çok temkinli ama ikizleri olan bir akadaşım kullanıyor ve gözlemlediğim bazı çocuklara "tasma şart!" yoksa Allah korusun dediğin gibi 1 saniyelik fırlama..

    YanıtlaSil