Anneler Haftasonu Kaçamağında _ Richmond Nua Wellness-Spa


Sapanca Gölü kıyısındaki Richmond Nua Wellness-Spa, 14 yaş altı çocukları otele kabul etmediğinden ilgimizi çekmişti. Biz de 5 anne olarak, hani şu her yaz çoluk çocuk tatile çıktığımız arkadaşlarımla, bir hafta sonu kaçamağı için çocuk olmayan bir otele gitmenin isabetli olacağını düşündük.

Giriş

Ben, Beliz’i ilk kez bir geceliğine bırakacaktım. Alaz’ı da keyfi olarak ilk kez, daha önce doğum yaptığım zaman ayrı çatılar altında uyumuştuk. Babasına ve babannesine ayrıntılı bilgileri verdikten ve onları baydıktan sonra, Beliz’i her zamanki gibi sabah uykusuna yatırıp evden çıktım. Çıkış o çıkış, dermişim...

otel
Richmond Nua Wellness oteli

İstanbul’dan Sapanca’ya keyifli ve bol muhabbetli araba yolculuğu ardından otelimize, Richmond Nua Wellness Spa'ya vardık. Çok büyük bir otel değil, öyle çok ihtişamlı da değil hem içeriden hem de dışarıdan ilk bakışta. Ankara’dan gelen arkadaşım açık hava düşkünü. Otele girer girmez göl kıyısında yürüyelim istedi. Vakit bol, herşeyi yapabilirdik tabii. Kendimizi ıslak alanlara atmadan önce otelin bahçesinde turladık.

Yan yana iki göl manzaralı oda vermişlerdi bize. Hava gri ve soğuktu ilk gün; ama konforlu, deluxe odamızdan gölü görmek şahaneydi. Banyosuna da özellikle bayıldım, alıp evime koyasım var! Wellness, sağlık oteli olduğundan odamıza kocaman bir meyve tabağı bırakılmıştı. Kuru meyve ve lokum da! Spa için bornoz ve terlikler bez bir çanta ile odamızda hazırdı. Hemen kuru meyvelerden atıştırıp hazırlandık ve asansör ile en alt katta bulunan ıslak alanlara kendimizi attık.

oda
Oda manzarası

Bir Spa Deneyimi

Öncelikle spa resepsiyonundaki çalışanlardan bizi içeride gezdirmelerini ve nasıl bir sıra izlememiz gerektiğini öğrendik. Asıl önemlisi, masaj için de randevu aldık. Ne yazık ki Cumartesi günü doluydu, Pazar sabahına ayarlayabildik. Siz, siz olun gitmeden önce masaj rezervasyonu da yaptırın mutlaka...

Öncelikle, biri tuzlu su mineralleri içeren iki adet havuzla, spa macerasına başladık. Ortam çok kalabalık olmadığından rahattık genelde. Ardından narenciye esanslı ilk buhar odasına girdik. Odalarda kalma süreleri 10-30 dakika arasında değişiyordu. Sonrasında sıra, ısısı daha yüksek olan Herbal, bitkisel odadaydı. Hafiften vicks-lenmiş gibi olduk ve çok ferahladık. Sonrasında yorulmuşuz gibi, ısıtılmış yataklarda dinlendik. Bu kısımlar biz içeriye girince doluyordu doğal olarak. Yani ortalama olarak üst kattaki buhar odaları 10 kişi, bu tarz dinlenme odaları 6-8 kişi için uygundu.

Su yataklarından sonra yasemin esanslı Osman buhar odasına geçtik; ama nasıl kalabalık! Tam bir hamam şeklinde, tabii minyatürü. Bu sebeple de sıkış tepiş. Biz pek kalamadık içeride bu yüzden. Sonrasında salyangoz duşlarda soğuk duşa girmemiz öneriliyordu. Yine pek bir yorulmuş gibi Day Dream bölümündeki yataklara uzanıp dinlendik. Sırada ondaydı çünkü. Bu kısımda karşımızda yıldızlarla kaplı bir duvar vardı. Tümü yanıp sönüyordu, hatta kayan yıldızlar bile vardı. Bir de baş ucumuzda klasik müzik. Kulaklıklar sayesinde dileyen müzik dinleyip bedeni yanında ruhunu da dinlendirebiliyordu...

Dinlenme sonrasında alt kata indik. Benim en beğendiğim bölüm burası oldu; okaliptüs esanslı tuzlu buhar banyosu. Loş ve geniş bir oda, nem oranı yüksek. Bunun ardından vücut ısısının dengelenmesi için macera duşuna girmemiz önerildi. Buz gibi bir su, ister şelale olarak, ister yağmur veya püskürtme olarak bir şekilde girdik buz gibi suya bağrış çağırış. Evet, insanlar genelde bu kısımda heyecanlanıp bağırıyorlar. Buradan sonra dinlenme odaları veya havuzlar öneriliyor tekrar.

Dinlenme ardından alt katta sıcaklığı 100 dereceyi bulan, ahşaptan, iki katlı ‘Loft Sauna’ya girmemiz öneriliyordu. Burada sıcaktan buharlaşacaktık. Nereye dokunsak cayır cayır yanıyordu, oturduğumuz yerler bile. Bu yüzden işte Avusturya’da ‘No textile - mayosuz’ olarak giriliyor saunalara. Mayonun düğmesi, tokası bir şekilde ısınıp derini yakar diye, bence. İçerideki odun kokusu çok güzeldi, kazanların hareket edip su dökmesi ve cıs sesi çok güzeldi; ama sıcak dayanılacak gibi değildi. 10 dakika zor durduk. Zaten en tenha yer de burasıydı. Sonrasında buz odasındaki buzlarla vücudumuza masaj yapmamız öneriliyordu. Herşey iyi, güzeldi; ama burada pek az buz vardı. Belki şansımıza öyle denk geldi. Sonrasında yine önerildiği şekilde dinlenme odaları ve girişteki havuzlarda vakit geçirdik.

manzara
Spa'da fotoğraf çekemedik, bununla idare edin...

Sanıyorum biz 3 saat kadar kaldık ıslak alanda. Çocuklarla imkansız olurdu! Hatta ‘Ben saunaya girmem, bayılırım’ diyen arkadaşımız bile her odada bize eşlik edebildi. Yani kısacası harika bir deneyimdi.

Yemek Keyfi...

Hamur olmuş bir şekilde odalara dağıldık. Çabucak hazırlanıp akşam yemeğinde buluştuk. Yemek açık büfeydi; ama alkollü içecekler ekstraydı. Mezeler nefisti. Kurt gibi açtık hepimiz onca su mekanları ardından. O akşam sadece meze ile karnımı doyurdum. Patlıcanlı ne varsa yedim. Salatalar da sıcak yemekler de tatlılar da envai çeşitteydi. Fakat, sağlıklı olmak adına geldiğimizden tatlı yerine meyveyi tercih ettim.

Piyano
Dileyen alt katta da yemek yiyebiliyor

Biz yemekteyken aşağıdaki piyanodan müzik sesi geliyordu kulaklarımıza. Harika çalıyordu ve söylüyordu müzisyen. Seçilen şarkılar da oldukça keyifliydi. Yemek ardından alt kata inip birer de Türk kahvesi içip şarkılara mırıl mırıl eşlik ettik. Evden çocuklarımızla ilgili gelen haberler de iyiydi. Benimkilerin rahatı yerindeydi. Beliz beni aramamış hiç! Hem sevindim hem şaşırdım, azıcık da bozuldum. Bozulmam kısa sürdü; çünkü nihayetinde arkadaşlarımla harika bir hafta sonu geçiriyordum.

Piyano

Gece yarısı olduğunda kızları zorla odaya çıkmaya ikna ettim. Yoğun tempoya ve uykusuzluğa öyle alışmışlar ki, ben onlara ayak uyduramadım. Pijama partimizin bir yerinden sonra uyuyakaldım. Arada gözümü açıp ‘Ya gidin odanıza, uyuyun’ diye kovalamış da olabilirim! Özür...

Neyse sabaha karşı 4’te gittiler :) Bir yandan yurttaki gibi uzun uzun gece muhabbeti yapmak nefisti. Diğer yandan 5 yıldır uyumamışım, bırakın da uyuyayım modundaydım. İki arada bir derede kalmak buna denir! Sonra fırsat bu fırsat, sabah istediğimiz saate dek uyuyalım derken 7’de yan odadakiler bizi uyandırmasın mı? Kalkıp yürüyüş yapacakmışız. Mecburen ve zorla ve hile ile kaldırılsak da sonuçta güzel oldu. Sabah temiz hava, Sapanca Gölü manzarası ve bulutlar ardından çıkan güneş ile herşey daha bir güzeldi.

Masaj ardından kahvaltı keyfi

Kahvaltı da açık büfeydi ve nefisti tabii. Herşeyi yedim sanıyorum! Türk kahvaltısını hiçbir şeye değişmem… Pazar sabahı da piyano eşliğinde müzik vardı ne güzel.

Bence gezimizin en önemli noktası masaj oldu. Uzakdoğulu bayanların narin elleri, mum ışığı, mis kokulu odalar ve yağlar ile o bir saatlik huzur dolu masaj… Resmen öncesi / sonrası hali yaşadım. Hayatımdaki ilk masaj deneyimimdi ve çok güzeldi. Neredeyse bir hafta boyunca etkisi sürdü, pozitif olarak...

Otelden ayrıldıktan sonra Sapanca Gölü kıyısında yürüdük ve farkettim ki ne çok Arap var gelip de yerleşen oralara.

Mutlu Son...

Arkadaşlarımla vakit geçirdiğim o hafta sonu oteldeki spa imkanlarından ve masajdan faydalandık, yenilendik ve dinlenmiş olarak çocuklarımıza daha mutlu döndük. Kesin bilgi. Kocanızdan, çocuğunuzdan anneler günü hediyesi bunu isteyin. Gerçekten. Bir günlüğüne size bu deneyimi yaşatsınlar, bakın ne mutlu bir anne ve eş olarak eve döneceksiniz :)

Biraz daha fotoğraf size:

'Anneee!' diye seslenen olmayan yemek

Kuşevi, bahçede

Notlar

Dedim 10'da uyuyun ama...

Mutlu anneler :)


Not: Richmond Nua Wellness-Spa'ya misafirperverliğinden dolayı teşekkür ederim.
Tüm fotoğraflar bana veya arkadaşlarıma Ö, B, Y aittir. Lütfen izinsiz kullanmayın!

2 yorum :

  1. Şahane! Darısı başıma, ben de daha 2,5 senelik hayatında hiç bırakamadım ama şöyle bir planım var, o beni bıraksın! :D Yani babasıyla bir haftasonu kaçamağı yapsınlar onlar bensiz, ben de evde pijama tv terlik takılayım çok uyuyayım gibi evcil bir hayal içindeyim.. Bunu yaparak başlarsak gerisi gelir, bakarsın bir haftasonu arkadaşlarla bebeksiz Barcelona'ya falan kaçmışız....! Olur mu olur..

    YanıtlaSil
  2. Bir daha yapalım bir daha bir daha..YAzıyı yeni okuyabildim bugün ofiste yorgun birkaç günün ardından nefeslenmeye çalışırken..Sanki daha dün gitmişiz gibi geldi:))
    Ne güzelmişiz..iyiki gitmişiz...Bir daha yapalım bir daha bir daha...Bu sefer minikerimiz de olsun da onlar da keyfini çıkarsınlar birbirlerinin:))))

    YanıtlaSil