Rötarlı Uçuşlarla Başa Çıkma


Bu aralar hava muhalefeti nedeniyle birçok uçuş iptal edilirken, bir kısım uçaklar da gecikmeli kalkıyor. İki hafta önce Türkiye'den dönüşümüzde bizim kaderimize de uçak içinde 2.5 saat beklemek düştü!

Aslında başlık 'Çocuklarla Rötarlı Uçuşlarla Başa Çıkma' olacaktı; ama sonra geç kalkan veya iptal edilen uçakların, çocuk - yetişkin hepimiz için zorlu olduğunu düşündüm. En başta hayal kırıklığı, uçaktan inince başlayacak olan planların bozulması, işlerin yetişmemesi, can sıkıntısı ve şarjı biten telefonlar, tabletler...

Evet, çocukları bazen patates kızartması ile oyaladığım doğrudur!

'Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur' atasözünden yola çıkarak, havaalanındaki tüm işlemleri bitirdikten sonra birşey yeme veya içme olayına girmenizi öneririm. Yola çıkarken kimimiz telaştan, kimimiz vakitsizlikten, heyecandan yemek yemeyiz veya az yeriz. Çocuklar ise ne kadar küçük olursa olsun evdeki değişimin farkındadır ve o gün yemek istemezler. Havaalanında check-in işlemlerini tamamlayıp ve güvenlik kontrol noktasından geçtikten sonra ihtiyaçlarınıza öncelik verin. Vakit kısıtlı ise evden hazırladığınız yiyecekleri uçağın kapısı önündeki bekleme salonunda yemenizi/yedirmenizi öneririm.

Kendi tecrübelerimden biliyorum ki, karnı aç olan insan sağlıklı düşünemiyor :) Vücuttaki kan şekeri olayı stres üzerine oldukça etkili. Sevgili kocam ve ben birimiz veya ikimiz de açken birbirimize bulaşmamayı öğrendik, nihayet!

Çocuklar için de aynı şey geçerli. Check-in işlemi için sıra beklerken her ikisine de elma dilimleri verdim. Uçakta yiyecek servisi olacaktı, THY ile uçtuğumuzdan. Fakat ya geç kalkarsa uçak diye, beklemeyi göze almak ve riske girmek istemedik. Yiyecekleri paket yaptırıp uçağın kalkacağı kapıya yöneldik.

Havaalanı pikniği

Atatürk Havalimanı'nda kar ve yılbaşı tatili dönüşü sebebiyle birçok iptal ve gecikme vardı uçuşlarda. Bu sebeple de yemek yiyecek boş masa dahi yoktu koskoca havaalanında. Biz de THY avantajıyla, puset için verdikleri torbayı yere sererek çocuklara piknik yaptırdık; uçakların manzarasına karşı :)

Çocukları mümkünse uçağa binene dek uyutmamanızı önermişimdir hep blogda. Uçuş saati geldiği halde hala uçağa alınmadığımızdan, gözleri kapanan Beliz'i kucağımda uyuttum. Yanımızda babası da olduğundan daha esnek davrandım bu kuralda. Yalnız olsaydım bunu yapamazdım. Uçağa binerken de yerimize otururken de uyanmadı Beliz.

Asıl sorun; uçak içinde beklemek... Ne yazık ki tam 2 saat uçak hiç kıpırdaman içinde beklemek durumunda kaldık. Beliz, bu sürenin ilk bir saatini kucağımda uyuyarak geçirdi. Kişiye özel ekranlar bulunduğundan Alaz da çizgi film izledi hiç sıkılmadan. Bu bekleme durumunda, uçağa binmeden önce yemek olayını hallettiğimiz için mutluyduk. Beliz aç olsa uyumazdı.

Yan koltuklarda da bizim gibi bir aile vardı; onların da bebek kızları uyudu, abi olanı ekranda birşeyler izledi. Hatta uçak kalkmadan biz bile birer film izledik! Peki ya ekranı olmasaydı uçağın? İşte o zaman tek çare Alaz'ı uyumaya ikna etmek olurdu. Bir kitap, birkaç masal işe yarayabilirdi diye düşünüyorum...

İmdadımıza yetişen yeni oyuncaklar

Neyse, uçağımız 2.5 saat rötar ardından kalktı. Beliz ayaklarımızın altında dolaştı yemek sevisine dek. Uçakta yemek olayı da zor. Ben yalnız olsam yemek yiyemezdim sanırım. Henüz Beliz 'Yapma, etme, dur!' olayından anlamıyor ve eli-kolu yetişmese de, ayaklarıyla yemeklere saldırıyor.

Babasıyla sırayla yemek olayını hallettik. Sonra sıkıldı tabii oturmaktan. Bir baba ile bir de benle uçakta dolaşmaya çıktı.

Bu sırada Alaz hala ekrana kilitti. Bir süre sonra onu ekranı kapatmaya ikna edip yolculuk için satın aldığım Wikki Stix'leri çıkardık ortaya. Alaz babasıyla rakamları yaparken, Beliz'e de 1-2 verdik. Yan koltukta oturan çocuğa da uzattık. O da şekiller yapıp bana göstermeye başladı. Sonra kardeşine de verdi.

Böylece uçak inene dek kurtarıcımız oldu bu oyuncak. Oyalayıcı bir oyun türü, oyuncak bulunmalı yanınızda daha önce de önermiştim burada ekransız oyuncakları. Yoksa da şarkılar (Wheels on the bus go... vs gibi hareketli olanlar), masallar, elleri içeren tekerlemeler (Burada bir kuş varmış, bu tutmuş... diye giden örneğin) çocukları oyalamak için benim kullandığım yöntemler.

Çocuğu tek başına koridora salmayı önermiyorum; ama kucağınızda gezdirmeniz de bir süre oyalanmasını sağlar.

Bol miktarda kuruyemiş, meyve, ekmek de 1-2 yaş arası çocuklar için oyalayıcıdır. Bu gruba önerdiğim seyahat oyuncakları da şuradaki yazımda.

Herkese rötarsız uçuşlar dilerim... Özellikle de çocuklu yolculara...


1 yorum :