Şirin Köy: Birgi, Ödemiş


Birgi, Ödemiş Ovası’nın yanı başında yükselen Bozdağ’ın güney yamaçlarında tutunmuş oldukça şirin bir köy. Artık Ödemiş’e bağlanarak mahalle olan Birgi, asırlık çınar ve ceviz ağaçlarının yemyeşil yaprakları arasından yükselen taş duvarlı, kırmızı kiremitli, ahşap pencereli evleriyle fotoğrafçılar ve gezginler için keşfedilesi bir yer.

İzmir merkeze 110 km uzaklıkta yer alan ilçeye İzmir-Aydın otoyolundan giderken Ödemiş sapağından ayrılarak gidiliyor. İlçeye toplu taşıma ile de ulaşım mümkün olsa da en iyisi arabanızla gidin. Aracınız yoksa araç kiralama yaparak da gidebilirsiniz. Aracınız yoksa ve İzmir'e şehir dışından geldiyseniz İzmir Havalimanı Araç Kiralama servisleri imdadınıza yetişebilir. Araçla gidince Ödemiş merkez, Birgi, Gölcük ve Sardes Antik kenti rotasına uğrayarak İzmir’e dönmek daha kolay.

Yemyeşil dokusuyla saklı kalmış tarihi ve kültürel bir hazinedir Birgi. 3000 nüfuslu küçük bir köy olan Birgi’nin tarihi Millattan Önce ikibinli yıllara kadar uzanıyor. Frigler, Persler, Bergama Krallığı, Bizanslılar, Romalılar, Aydınoğulları ve sonrasında ise Osmanlılar’a bağlı olmuş Birgi’ye her medeniyet kendinden birazcık izler bırakmış.

1310’lu yıllardan itibaren 100 yıldan fazla Sakız ve Mora’ya kadar olan bir coğrafyada hüküm süren Aydınoğlu Beyliği’nin altmış şehri ve 30 kadar da kalesi vardı. Türkmen beyi olan Aydınoğlu Mehmet Bey Birgi’de düzen kurup burayı başkent yaptıktan sonra Birgi altın dönemini yaşadı. Mehmet Bey fetihten beş yıl sonra 1312'de beylikler döneminin ilk camilerinden biri olan Ulu Camiyi yaptırdı. Türk-İslam mimarisinin en iyi örneklerinden biri olan caminin güney duvarındaki antik aslan yontusu bir cami için oldukça ilginç.

Sonraları Osmanlı egemenliğine geçen Birgi, 1600’lü yıllara kadar durmadan bir çekim merkezi ve göç alan bir yer iken, sonrasında hızlıca göç vermeye başlamış. Yunan işgali dönemi ve bir dönem de soğuk süren iklim nedeniyle bölgenin en büyük gelir kaynaklarından biri olan incir üretiminin sekteye uğramasıyla bu göç dalgası hızlanmış.

Bugün ÇEKÜL Vakfı tarafından kentin kültürel varlıkları ön plana çıkartılarak sürdürülebilir yaşamın desteklenmesi için projeler yürütülüyor. Doğal, arkeolojik ve kentsel SİT alanında olan köyde turizm canlanmaya başladı bile.

Geleneksel mimarisi, anıtsal mirası ve hoş sokaklarıyla bir açık hava müzesi adayı olmaya uygun olan şirin köyde Çakırağa ve Sandıkoğlu konakları gezilmesi gereken yerlerin başında geliyor. İmam-ı Birgi Türbesi, Cami, kale kalıntıları görülmeye değer.

Mehmet Bey’in vefatından sonra devletin başa geçen oğlu Gazi Umur Bey'in bir heykeli de yer alıyor Birgi'de. İzmir’de ilk Türk donanmasını kuran Gazi Umur Bey Haçlı, Venedik ve Ceneviz donanmalarıyla savaşa girerek daha 25 yaşlarında tüm Ege Denizi’ni zapt etmiş.



Birgi’ye 20 km kadar uzaklıkta yer alan nefis göl Gölcük’ü de görmek gerek. Kışın donan göl, yaz döneminde ise oldukça nezih bir iklimle misafirlerini ağırlıyor. Salihli yakınlarındaki Lydia Krallığının merkezi Sardes’i ve 20 km uzaklıktaki Salihli kaplıcaları görmeye değer. Eğer Salı günü Birgi gezisi yapacaksanız Tire’deki Salı pazarını da rotanıza ekleyin.

Köyün her tarafından görülen ceviz ve kestane ağaçlarının hasadı Ekim sonu Kasım gibi yapılıyor. Gezilecek görülecek yerleri, İzmir merkezden araçla kolay ulaşılabilmesi, tarihi dokusu ve mirasıyla Birgi görmeye değer şirin bir köyümüz.









Not: Bu yazı tanıtım amaçlı hazırlanmıştır.

4 yorum :

  1. Dedemlerin köyü Birgi :)
    Çok güzel bir köy. Birgi'ye kadar gitmişken Gölcük'e de çıkmakta fayda var.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Değil mi? Biz çocukken gittiğimizde ikisini birleştirir bir de dönüşte Ödemiş köftesi yerdik. :)
      Sevgiler...

      Sil
  2. Pek güzel olmuş. Eline sağlık. İzmir'in en güzel yerlerinden.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler... Evet, bence de! :)

      Sil