Çeşme Paşalimanı Otel'de 5 Aile


Paşalimanı’ndaki Paşalimanı Otel’e ilk gidişimizdi. Gelelim çocuklu 5 ailenin otel ile ilgili izlenimlerine...


Odalar

  • Gece odaya girdiğimizde farkettiğim ilk şey odanın sabun kokmasıydı. Hoşuma gitti; ama bazı arkadaşların odaları rutubet kokuyormuş.
  • Erkenden uyandı bizimkiler her sabah. Odada beyaz perdeler vardı ve sabahın 6’sında odanın içi ışıl ışıldı. Saat farkından uyurlar diye umuyordum, olmadı.
  • Bazı odalar oldukça karanlık ve loş, hatta terastaki odaların penceresi yok. Ek yatak ve bebek yatağı koydurmak isterseniz oda sayısı kısıtlı. Tatil boyunca Alaz ek yatakta, Beliz de park yatak tarzı bebek yatağında sorunsuz uyudular.
  • Odalarda klima var, buzdolabı ve televizyon yok. Televizyona gerek duymadık; ama buzdolabı olsa iyi olurdu. Bebek mamaları için, bir rafı misafirlere ayrılmış terastaki içecek buzdolabını kullandık.
Terastan günaydın!


Yemek

  • Kahvaltı, Paşalimanı Otel’in en iyi noktasıydı bence. Reçeller, ezmeler, yumurtalar, limonata nefis. Hepsi el yapımı. Kurutulmuş domatesli olan kahvaltılık tabağa bayıldım.
  • İlk sabah mama sandalyesi yoktu küçük çocuklar için. Otel sahibi Murat Bey, ertesi sabaha 3 adet mama sandalyesi satın almıştı. Sanıyorum biz oradayken 7’si bizim grupta, toplam 17 çocuk ve bebek vardı.
  • Öğle ve akşam yemeklerini dışarıda yedik. Akşam için alakart menü çıkıyor, öğleye dek sipariş vermeniz gerekiyor. Burada anlattığım gibi biz daha çok midyeci, kumrucu, pideci tarzında takıldık.


Deniz

  • Yaz tatili denilince akla deniz ve plaj geliyor. Otele gitmeden önce yürüme mesafesinde 2 adet koya, plaja yakın olduğu yazıyordu. Birine, Laika Beach Club, çocuklarla yürüyebildik. Diğeri, Quente Beach Club’a çocuklar ile yürümek zor olurdu. Halk plajında inşaat artıkları olduğundan çocukla hiç güvenli değildi. Mecburen beach club denilen yerleri kullandık. Otel, bu kulüpler ile anlaşıp müşterilerine indirim sağlayabilse iyi olur-du. Aksi takdirde ya çivili-molozlu plaja gidersiniz, ya da günlük kişi başı 30-40 TL verip bir plaj kulübüne… O zaman da niye HD bir otele gitmeyeyim ki diye de düşünebilirsiniz tabii!
  • Araba olması şart eğer denize veya Ilıca’ya, Çeşme’ye gitmek isterseniz.


Çocuklar

  • Otelin sokağında bir çocuk oyun parkı vardı. Çocukları kendi başlarına parkta bırakamasak da, bir yetişkin eşliğinde orada vakit geçirdiler.
  • Genelde çocuklar terasta kendi kendilerine eğlendiler. Yanımızda götürdüğümüz legolar, su tabancaları, dergiler, etiket kitapları onları oyaladı. Bazı sabahlar 9’a dek, bazı akşamlar 11’den sonra ‘Şşş...’ demek zorunda kaldık. Diğer misafirleri kızdırdıysak affola… Gerçi şansımıza herkes çocukluydu sanki. Doğum günü sabahı çok gürültü yaptıklarını yazmıştım. Pasta kesildikten sonra otelin diğer misafirlerine Beliz ile birlikte pasta dağıttık. Bir aile ile sohpetimizde, gürültü için onlardan özür dilerken, bize boyları kadar olmuş çocuklarını gösterip ‘Hiç önemli değil, biz de çocuk büyüttük’ dediler. Otele şikayet gitti mi bilemem; ama bize pek yansımadı/yansıtılmadı.
Legolar her yerde
Legolar her yerde


Servis ve Çalışanlar

Servis yetersizliği Türkiye’deki her hizmet sektörünün sorunu haline gelmiş. Ya da şöyle demeli, yetersiz sayıda ve gerekli eğitim verilmemiş eleman 2 sene önceki tatilimiz Bodrum Rixos’ta da, her Türkiye'ye gelişimde sorun yaşadığım Pegasus Havayolu yer hizmetlerinde de var. Burada da vardı. Bir akşam bira istendi, bira yoktu Çeşme’den getirtildi. Ertesi akşam yanına çerez istendi, çerez de yoktu. Çalışan garsonlar, ki sanıyorum otel doluydu, sabah kahvaltısında herkese yetişmekte zorlandılar. Sezon zamanı böyle şeyler olmamalı bence, sonuçta 2-3 ay dolu çalışıyor oteller. Temmuz ayında gitmemize rağmen, sezon açılmamış gibi bir hava vardı.

Gerçi otel sahibi Murat Bey, bizi memnun etmek için elinden geleni yaptı. Mama sandalyesi, çocuklara doğum günü pastası, odamıza sinek kovucu matlar bile aldı, ki bence sinek problemi de yoktu. Belki de Çeşme’nin rüzgarından…

Kahvesiz olmaz!

Otelde En Beğendiğim Şeyler;

  • Kahvaltı ve ardından servis edilen ev yapımı limonata...
  • Türk kahvesi eşliğinde vişne likörü...
  • Kapıları terasa açılan otel odaları; bu sayede akşamları çocukları uyutup terasta geç saatlere dek yetişkin muhabbeti yapabildik. Otel küçük olduğundan güvenliydi.
  • Murat Bey’in misafirperverliği.
Doğum günü hazırlıkları

---

Çok soran oldu - oluyor, oteli önerir misiniz diye…

Açıkçası ben deniz ve plaj açısından hüsrana uğradım. Onun dışında güzeldi. Lüks bir yer değil. Butik bir otel de değil, şirin bir aile oteli.

Oteli öneren arkadaşım, zaten daha önce de orada kalmıştı, Paşalimanı Otel'e bayılıyor. Bir diğer arkadaşım ise beklentileri daha yüksek olduğundan; televizyon, havuz, odalarda konfor gibi, otelden pek memnun kalmadı. Bu açıdan biraz da ne beklediğinize bağlı…

Çeşme tatilimizde neler yaptığımızı merak ediyorsanız o da burada.

Not: Bu yazı otelin sponsor yazısı değildir. Tüm görüşler ve fotoğraflar bana ve arkadaşlarıma aittir.

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder