Alaz ve Beliz Flumserberg'de

Geçen Cumartesi, birkaç çanta ve bir sürü giyecek ile Zürih’e en yakın kayak merkezlerinden birine, Flumserberg’e gittik.

Amacımız, hem orayı görmek hem de Alaz’ın kayak sporu ile tanışmasını sağlamaktı. Birkaç saatliğine kayağa değil de bir haftalığına tatile gidiyormuşuz gibi hazırlandık. Yanımıza aldığımız eşyaları tek tek ayrı bu yazıda anlattım.

Flumserberg, Zürih ve Chur arasındaki en büyük kayak merkezi. Tren ve araba ile ulaşım çok kolay. Biz hayli yüklü olduğumuzdan arabayla zirveye dek çıktık ve ücretsiz park yerinde zor da olsa yer bulduk. Yolculuk 1 saat sürdü. Treni tercih edenler SBB’nin Snow’N’Rail opsiyonlarına göz atarlarsa ekonomik biletler bulabilirler.

Churfirsten dağlarının güzel manzarası zirveden görülebiliyor. Gondola denilen teleferiklerle zirveye çıkılabiliyor. Flumserberg’de 18 lift; 4 gondola, 5 teleski, 9 telesiyej bulunuyor. 65 kilometrelik parkurlar her seviyede kayakçı ve snowboardcu için ayrı ayrı düzenlenmiş. Zirvede birkaç restoran ve bir de bar bulunuyor.

İlk izlenim, ilk kayak dersi
Gelelim bizim olayımıza; Molseralp’teki Bobo’s Kids Club’a gittik. Blog sayesinde tanıştığımız arkadaşlarımız ve 5.5 yaşındaki kızları Deniz de geldi. Önce yaşlarına ve boylarına göre kayak takımlarını kiraladık. Yanımızda kask olmasına rağmen ilk dersler için kaska gerek yok dediler. Aynı şekilde maskeye de. Çocuklara ayrılmış piste gittik. Öncelikle ayaklarına geçirdikleri kayaklarla yürüme çalışması yaptılar. Eğitime göz atmak isterseniz buradaki filmine bakın.

İlk adımlar...
Ben Alaz’ı babasıyla bırakıp slinge takılı Beliz’le etrafı turladım biraz. Konser veren Zombies grubuna bakmaya gittik. Ardından restorana girip Beliz’i emzirdim ve babannesiyle orada bırakıp Alaz’ın yanına gittim. Bu sırada magic carpet denilen kayan asansörle yukarı çıkıp aşağıya kayıyorlardı çocuklar.

Eğlence her yaş için!
Magic carpet ile yukarı çıkan Alaz&Deniz
Deniz’in ailesi de, biz de çocukların başında olduğumuzdan hani görmemişin çocuğu misali, her yaptıklarını alkışladığımızdan, eğitmenler bize gıcık olmuş olabilir. Sorun, Deniz ve Alaz hem ilk kez kayakla tanışıyorlardı hem de İngilizce verilen komutları anlamaya çalışıyorlardı. Bu onlar için biraz zordu. Biz de sürekli yanlarında olduğumuzdan bir süre sonra nazlanmaya başladılar. Diğer çocuklar ise, düşe kalka, öfleye pöfleye tek başlarına eğitmenler eşliğinde birşeyler yapıyorlardı. 2 saatlik dersin ancak 40 dakikasını tamamlayabildi bizimkiler. Alaz’ın aklı restoranda gördüğü sosis ve patates kızartmasındaydı!

Oleee!
Bakınız yüzmeye yarayan noodle, kaymaya da yarıyor!
Neyse, kar sapanı yapamasa da birkaç kez elleri dizinde düşmeden kaymayı başardı. 30. dakikadan sonra eve gidelim diye ağlamaya başladı. Üzerine gitmedik; çünkü ileride hiç yapmak istemeyebilirdi. Kayak yaptıysanız ne kadar yorucu olduğunu bilirsiniz, onun yaşında bir çocuk için hiç kolay değil o şekilde hareket etmek. Üstelik sabah 6’da uyanmış, ısrarımıza rağmen öğle uykusu uyumamıştı.


Eğitim pistindeki kayışını videoya çekmiştim - yukarıda görüldüğü üzere- kendisine gösterince çok hoşuna gitti. Herkese anlattı. Yine de yakın zamanda tekrar gitmek ister mi emin değilim?

'Kaymayacağım!' diye ağlayan Alaz!
Böylece hayatında bir ilki daha gerçekleştirmiş oldu. İsviçre’de yaşayıp da kaymasını bilmeyen yoktur heralde? Alaz yaşında, babalarının bacak arasında kayan çocukları gördükçe epey bir heveslendim onun için. Elbette Beliz için de.

Anası-babası başlarında olmayan çocuklar

Gelelim dikkate alınacak hususlara;

  • Cumartesi günü gitmemize rağmen oldukça kalabalıktı, Zürih’e yakın olduğundan olmalı.
  • Çocuklar için saat 10’da ve 14’te dersler var. Bir daha gitmeye ikna edersek Alaz’ın yorgun olmadığı saatlerdeki ilk dersi seçmeliyiz.
  • Slingde farklı yaşlarda bebekleriyle birçok anne gördüm. Beliz’i götürmek sorun değil; ama kendim kayamadıktan sonra ne anlamı var, değil mi?
  • Teleski ve telesiyej kullanmak için bilet almak gerekli. Günlük yerine birkaç saatlik bilet daha ekonomik, bilginize...
  • Kızak parkuru ve yürüyüş için ayrı alanlar da var.
  • Pistlere en yakın restoran, Uludağ ve Kartalkaya’dakilerden farklı. Okul yemekhanesi tadında. Beklentileri düşürün! Benim hayalim şuydu; elimde kahvem, rahat bir koltukta ve güzel bir ortamda Beliz kucağımda, Alaz’ı seyrediyorduk... Olmadı.
  • Biz oradayken Zombies isimli bir müzik grubu gelip konser verdi. Epey eğlenceli. Bakınız videosu...
  • Çok sayıda çocuk ve aile mevcuttu hem de her yaştan çocuklarıyla.
  • 2 yaş üzeri için kreş de var, anne-baba kaysın diye.
  • Kayak merkezinde, geceleri de ışıklandırılmış pistte kayak ve kızak yapmak mümkün.
  • Çocuklara kayak dersi 3 yaştan, snowboard dersi 6 yaştan itibaren veriliyor.
  • Nasıl bir ortam derseniz de; buyrun bu linke.
Biz ve Alaz'ın kayak takımı ile kırmızı kaskı
Not: Tüm resimler ve videolar bana aittir. 

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder