29 Ekim...

Cumhuriyet Bayramı herkese kutlu ve mutlu olsun.


Cumhuriyet'in bize sunduklarının değerini çok iyi biliyorum. Özellikle Cumhuriyet rejimi dışında yönetilen ülkeleri gezince (Küba) ve o ülkelerde yaşayınca. İngiltere monarşisinde 8 sene geçirdikten sonra, kraliyet ailesinin İngiliz halkının vergilerini nasıl sömürdüklerini ve halkın bundan ne kadar memnuniyetsiz olduğunu gördükten sonra, Cumhuriyet'imize ve onu sağlayan Atatürk'e ne kadar minnettar olsak az...

29 Ekim'in başka bir önemi daha var benim için: Eşim... Bir 29 Ekim'de arkadaşlığımız farklı bir boyuta taşındı. Sevgilim oldu önce, sonra evlenip eşim oldu, Alaz'ımın babası oldu, çok yakında da ikinci bebeğimizi birlikte kucaklayacağız. Düğün tarihimiz, ailelere, ona buna bağlı olduğundan, biz bu ve her 29 Ekim'i evlilik tarihimizden daha anlamlı buluyoruz. Sonuçta o tarihte sadece ikimizin verdiği kararla birlikteyiz, tam 16 senedir.

Gelelim gezmelere:
Türkiye'deyken her 29 Ekim'i haftasonuyla birleştirip bir yerlere giderdik, özellikle de küçük kasabalara. İlkinde Bahçecik, İzmit'te 29 Ekim'i fener alaylarıyla kutlamıştık. Bir başka sefer Selçuk, Şirince'de birbirinden nefis şarapları tadarken, yaşlıların fener alayı eşliğinde duygulandık. Safranbolu'da muhteşem 2 gün geçirdik. Başka bir seneyi Kaş'ta meydanda kutladık. Duyduğuma göre son senelerde o küçük Kaş meydanı, onbinleri bulan ziyaretçisiyle Cumhuriyet Bayramı'nı kutlamak için en güzel yer olmuş. Yakında tekrar gitmeli... Bir sene Ayvalık'taydık, diğerinde Bodrum'daydık. Sonra İngiltere yolları göründü, evlendik, Avrupa'da kaçamaklar yaptık hep, nicedir okuduğunuz gibi...

İki numaranın aramıza katılmasına birkaç hafta kaldığından bu sene yerimizdeyiz, hatta büyük ihtimalle evdeyiz. Aslına bakacak olursak, ilk kez bu tarihte Zürih'teyiz.

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder