Araba Yolculuklarında Çocuklar Nasıl Sinir Bozar?


Bizler, anne veya baba dikkatimizi verip araba kullanmaya ve yola konsantre olmuşken çocukların çenesi düşer. Öyle ki, hem söylediklerine yetişemeyiz, hem sinir oluruz, hem sinirden güleriz, hem de gözümüz kulağımız yolda olduğu için onları susturamayız. Çaresisiz... Bilin ki çocuklar sizi çok seviyoruz; ama bazen yolda beynimizi zonklatıyorsunuz...

Bir araştırmaya göre çocukların yolculuk sırasında ebeveynleri en çok sinir ettiği cümleler belirlenmiş, bakalım onlar nelermiş?

Daha gelmedik mi?
Yola çıkalı 2 dakika bile olsa, gidilecek yer önceden defalarca gidilmiş bir yer de olsa, tüm zamanların en eskimeyen sorusu. Kızkardeşim ve ben de sorardık babama, şimdi 3 yaşındaki Alaz da soruyor bize.

Benim ... oyuncağımı aldık mı?
Hayır! 'Oyuncak çantasını hazırlamak senin görevindi' diyemiyoruz henüz. O nedenle babası veya ben şayet uyku oyuncağını almadıysak, neden sen almadın çaplı bir laf döngüsü ardından gideceğimiz tatilde uyku oyuncağı olmayı kabulleniyoruz daha yolun başında.

Benim çişim geldiii...
Henüz yola çıkalı 10 dakika olmadı, evden çıkmadan defalarce tuvalete götürme çabalarıma 'Çişim yok!' dedin ve kendini yerlere attın yapmamak için. Otobandayız ve en yakın servis yeri nerede bilmiyoruz bile ve şimdi arkada, araba koltuğunda çişim geldi diye bas bas bağırıyorsun. Tabii bu olay İstanbul trafiğinde de olabilir; o zaman yapacak birşey yok, trafiğe küfretmek dışında...

Ön koltuğu ben tek-me-le-mi-yo-rum!
Evet tekmeliyorsun. Hem de doğduğundan beri... Hem senden başka kim tekmeleyebilir ki? Hmm 3 yaş küçük demeyin, doğruları çarpıtma huyu (yalan söylemek demiyorum henüz) başlıyor.

Anne şuna bakar mısın lütfen? Anneee, gördün mü nasıl bir tren geçti, anneeeee!
Bakmayı çok isterdim; ama öyle bir yerde söylüyorsun ki baksam yoldan çıkacağım veya yolu kaybedeceğim. Sonra beş dakika bana söyleniyor: 'Ama sen benim gösterdiğim yere niye bakmıyorsun?', 'Ama ben sana çok güzel bir tren göstermiştim, neden bakmadın ona?' vs... vs...

'Sen başlattın' 'Hayır, sen benim tarafıma geçtin önce!' 'Hayır, orası benim bölgemdi zaten!'
Babam kaç kez arabayı durdurup bizi yol kenarında bırakacağını söylemiştir bu yüzden. Neyse ki hiçbir zaman gerçekten bırakmadı :) Eşimin babası da kolunu uzatır, arkada eline kimin bacağı gelirse çimdirirmiş. Hala anlatırlar. Peki bu yöntemler arka koltuktaki kavgaları bitirmiş mi? Hayır tabii ki... Alaz henüz tek başına olduğundan bu kavgaları arabada kuzenleri varken duyuyoruz ancak; ama seneye bu zamanlar arka koltukta iki kişinin de sesi çıkacak!

Acıktım!
Kahvaltını bitirseydin!... Açsa uyumaz, uyumazsa susmaz, vicdan yarası...

Pencereyi açabilir miyim?
Çocukların pencere açma takıntısı nereden kaynaklanır bilen? Haydi açsın; ama otobanda hızla yanımızdan geçen kamyonlar varken ben nasıl aklım rahat araba kullanırım?

Midem bulandı...
Bir kusan çocuk eksikti arabada... Bizde genelde midesi bulanan Alaz lafı 'Anne benim canım sıkıldı!' oluyor. Başımıza önceden sık sık geldiğinden birkaç yöntem biliyorum neyse ki.

Oyuncağımı yere düşürdüm, alır mısın?
Nasıl? Olamaz... O oyuncak araba seni daha yarım saat oyalayacaktı ama... 'Şimdi alamam annecim, araba kullanıyorum'. 'Tamam annecim'. Oh! Bir dakika dolmadan; 'Şimdi arabamı alıp verir misin bana?'

Ben inmek istiyorum artık!
İç sesim: Uyusaydın ya... 'Aaa bak dışarda ağaçlar var!'

Anne ben sıkıldım!
İç sesim: Uyusaydın ya... 'Aaa bak yanımızdan ne renk araba geçiyor!'


'The wheels on the bus go round and round, round and round, round and round...'
O kadar şarkı içinde en sinir olduğumuz şarkıyı seçer söylemek için. İşin kötüsü o şarkı bir türlü bitmek bilmez, bitse de artık benim dilime dolanmıştır.

Anne geldik mi?
'HAYIR!'

Sizin çocuklar neler soruyor?

Kaynak: http://www.parentdish.co.uk/
Resimler: https://www.flickr.com/photos/stefanoodle/ & https://www.flickr.com/photos/lynnfriedman/

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder