Zürih'te İlk Günlerimiz


Zürih'e çok yakın bir yerleşim yerinde, Rüschlikon'da ev tuttuk. Haziran ayında ev bakmaya geldiğimizde, günde 10-15 ev gezdiğimizden bu evin tam özellikleri bile aklımızda değildi. İnsan yaşadıkça alışıyor ancak yeni eve. İlk haftamız doldu bile...

Zürih merkezine trenle 7, otobüsle 15 dakikada varıyoruz. O yüzden hemen hemen her gün gittik geçen hafta boyunca. Göle 5 dakika yürüme mesafesindeyiz. Alaz evde sıkılınca, göl kıyısına parka, çocukların beline gelen derinlikteki havuzda oynamaya veya göle taş atmaya gidiyoruz. Havalar sıcak, yaz olunca yapacak çok şey var da kışın ne yapacağız onu da düşünmek gerek!

Rüschlikon kıyısında çocuk oyun havuzu, giriş ücretsiz
Bir yandan Alaz'a kreş ayarladık. Burada resmi kreş yaşı 4. Alaz Londra'da bir senedir kreşe devam ettiğinden tüm gün benimle evde olunca sıkılıyor. Benim 6 aylık göbeğimle ona sunacağım aktiviteler de kısıtlı. Öte yandan hem İngilizce'yi unutmasın hem de biraz Almanca duysun diye, bilingual (çift dilde eğitim veren) bir okul bize mantıklı geldi. Eğitim dediysem de İngiltere'deki gibi bir eğitim bu yaşta söz konusu değil burada. İngiltere'de okula başlama yaşı 5'ti, burada 7. O nedenle oyun ve gezi grubu desem daha doğru olur. Bu hafta başlıyoruz deneme günlerine...

Öte yandan Aleksa için kendime bir an önce jinekolog bulmam gerekiyor. Jinekolog beni 30 küsürüncü haftada hastaneye sevk edecek çünkü. Herşey özel sağlık sigortası ile işliyor burada İngiltere'nin aksine. Sağlık sistemiyle ilgili bilgi için tıklayın... Geçen hafta Alaz'ı bir çocuk kliniğine götürdüm kreş başvurusu için doktor raporu gerekiyordu. Bir saatten uzun sürdü muayene. Benim karnımı görünce de yeni bebek için bir kutu dolusu eşantiyon verdiler. Müşteri memnuniyeti...

Yeni bebek için bir kutu reklam içeren ürün
Alışveriş en zoru. İngiltere'nin aksine online (internet üzerinden) alışveriş hiç yaygın değil. Hatta seçtiğim yiyecekler Migros'tan eve ücretsiz gelsin derseniz 500 Frank'lık bir harcama yapmanız gerekiyor. Günlük alışveriş yapmak şart gibi. Zaten duyduğumuz, insanlar giyinip süslenip markete gidiyormuş sosyalleşmek için. Bana ise hergün ekmek - süt almak için markete gitmek zaman kaybı. Bir de her ürünü Londra ile kıyasladığımda daha pahalı olduğunu görüyorum. 5 Frank'a ekmek mi olur?

Duyduğuma ve gördüğüme göre İngiltere'deki kibar insanları çok arayacağım. Çocuklar parklarda oldukça sert oyunlar oynuyorlar. Birbirlerini korkutuyor, hatta bazen zarar veriyorlar. Özür dilemek adetleri değil. Alaz öyle yetişmediği için oldukça çekingen kalıyor. Hemen korkuyor, benden ayrılmıyor. Bazı parklardaki oyuncaklar, gerçek gemi - tırmanma duvarı - halatlarla kaydırağa çıkmak söz konusu olunca Alaz yine denemek istemiyor. Normalde çocuk canlısı Londra'da ve Türkiye'de; ama burada kendi boyunda, daha aktif çocukları görünce elimi tutuyor sıkı sıkı. Dün ilk kez havuzda oynamaya başladı yanındakilerle. Alışacak eminim...

Thalwil'de gerçek gemiden bir oyun parkı
Dil en büyük sorun. Her yazı, mektup, anons Almanca, Fransızca veya İtalyanca. Neyse ki ben İngilizce kullanarak işlerimi halledebiliyorum şimdilik. Bazen küçük yerlerde sorun oluyor, orada da işaretle anlaşıyoruz. Alaz'ın da çocuklarla kaynaşmama nedeni dil farklılığı. 'Ben onları anlamıyorum' diyor. 'Ben de anlamıyorum tatlım! Olsun, İngilizce konuş, Türkçe konuş bir şekilde onlar seni anlar' diyorum. Sosyal böcek Alaz'ı böyle görmek bizi üzüyor; ama eminim ve umuyorum ki birkaç ay sonra sosyalliği geri gelecek. İşin ilginci Almanca bilmek de yeterli değil, konuşma dili Swiss German. Farklı bir diyalekt ve onu da ancak sokakta öğrenebilirsin, yazılı değil.

Evimizi özlüyor muyuz? Şimdilik en çok Alaz'ın özlediği kesin. Bu evde mutfak ve salon birleşik olduğu için en çok mutfağı özlediğini, burada mutfak olmadığını söylüyor. Arada 'Ne zaman Londra'ya gideceğiz? Evimize gidelim artık.' dediği oluyor. Londra'daki arkadaşlarını sayıyor onları görelim diye. O anlar, kalbimin burulduğu anlar. Bizse henüz banka, doktor, yeni eşya, yeni iş, yerleşme derdinde olduğumuzdan oturup da özlemeye fırsat bulamadık. Belki böylesi koşturmaca daha iyi. O yüzden Alaz'ı da sık sık güzel aktivitelerle, gezmekle meşgul etmeye çalışıyoruz. Nereleri gezdiğimiz de blogda...

2 yorum :

  1. Maalesef isvicre icine kapali bir ulke, baska expat aileler ve cocuklariyla takilabilirsiniz. Kolay gelsin !!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sağolun! Öyle olacak gibi, özellikle de dil bilmeyince. Sevgiler!

      Sil