İtalya Seyahatimiz - Gün 5

Fountain of Neptune
Roma'daki evimizde sabah güzel bir kahvaltı ardından eşyalarımızı topladık ve öğle saatlerindeki trene binmek için yola koyulduk. Biletleri TrenItalia firmasından almıştık. Taksiyle istasyona gittik; ama yol sandığımızdan kısa sürdüğünden ve biz eşimin pimpirikliği nedeniyle erkenden yola koyulduğumuzdan istasyonda epey bekledik. Bekleme salonu vardı neyse ki. Tren de oldukça rahattı. 


İnternet olan opsiyonu seçtiğimizden, fırsat bu fırsat diyerek blog için de birkaç satır yazabildim. Tabii İtalyan köylerini de izlemeyi ihmal etmeden. Alaz, tren çılgını olduğundan ondan mutlusu yoktu; ama yolculuk öğle uykusuna denk geldi ve bir süre sonra babasının dizinde uyuyakaldı. Bizim vagon çok dolu değildi, o nedenle Alaz'a bilet satın almadığımız halde (Yanında bir yetişkin olduğu sürece, 15 yaşına dek çocuklar ücretsiz seyahat edebiliyor) boş kalan koltuklarda oturabildi hatta uyudu. Roma - Floransa arası trenle 1.5 saat sürüyor ve genelde günübirlik gezmek için uygun. Biz Venedik'e geçeceğimizden orada kalmayı uygun gördük.

Not: İtalya'da trenle seyahat oldukça avantajlı ve kolay. Çocuklu aileler için kesinlikle öneririm. Gitmeden önce biletleri internet üzerinden satın alırsanız ekonomik fiyatlara çok rahat yolculuk yapabilirsiniz.

Santa Maria del Fiore
Floransa'da ilk iş valizlerden kurtulmak olduğundan yine airbnb.com aracılığıyla bulduğum, tren istasyonu Santa Maria Novella'ya 15 dakika yürüme mesafesinde olan kalacağımız evi bulduk. Ne yazık ki bu evde asansör yoktu ve 4. kata dar merdivenlerden çıkmamız gerekiyordu. Neyse ki ev sahibi girişte puseti bırakabileceğimiz bir alan gösterdi de onu yukarı çıkarmak durumunda kalmadık. Alaz Roma'da merdivenlere o kadar alışmıştı ki, apartman merdivenlerini kendim çıkacağım diye diretiyordu bazen. Eşyalardan kurtulup, ev sahibinin önerdiği kafede birşeyler atıştırıp kendimizi Floransa sokaklarına attık.

Not: Genelde en merkezi yerde veya istasyon yakınlarında Turist Information kioskları bulunur. Buradan harita temin edebilir, yol-yordam sorabilirsiniz.

Kaldığımız sokaktan da görülebilen Santa Maria del Fiore katedralini gezdik ilk iş. Piazza del Duomo meydanındaki müzeye girmek için önünde çok uzun bir sıra vardı ve değil Alaz'la beklemek ben yetişkinken bile o kadar bekleyemezdim. Günübirlik ziyaretçiler şehirden ayrıldıktan sonra gezmek en güzeli olacaktı.

Santa Maria del Fiore
Ardından, Floransa'nın ünlü meydanına çıktık. Piazza della Signoria görülmesi gereken ilk yer bence. Alaz meydanda güvercinleri koştururken, biz de peşisıra takipteydik. Önce onun keyfini yaptık, ardından adeta bir açıkhava müzesi olan alandaki heykelleri inceledik.

Loggia dei Lanzi
Meydanın merkezinde Cosimo 1 dei Medici, heybetli bir şekilde yeralıyordu. Michelangelo'nun David heykelinin kopyası, aslı Galleria dell'Accademia'da sergileniyor. Hercules ve Cacus ve ünlü Fountain of Neptune gözden kaçmaması gerekenler.

Cosimo 1 dei Medici etrafında Alaz güvercin peşinde

Loggia dei Lanzi, Cellini eserlerinin de bulunduğu üzeri kapalı bir alan. Meydandaki oturulacak tek yer de diyebilirim dinlenmek için. Burada Alaz bir ara okul grubunun arasına karıştı. Ellerindeki telefonlarla oyun oynayan çocukları görünce dayanamadı. Üstelik çocuklar da ona biraz ilgi gösterince bizi tamamen unuttu. Dil bilmez, yol bilmez bu çocukların medeni cesaretine bayılıyorum.

Not: Fırsat bulduğunuzda çocukların, diğer çocuklarla iletişim kurmasını sağlayın. Onların aralarındaki diyaloglar öyle eğlenceli oluyor ki, anlatamam. Üstelik çocukların kendine güveni için de önemli.

Piazza della Signoria tam bir açıkhava müzesi
Palazzo Vecchio'ya daldık. Açıkçası asıl amacımız tuvalet bulmaktı; bulamadık. Binalar arasında çok güzel 4 tarafı kapalı bir meydan bulduk ortancalarla kaplı. Alaz orada dilediği gibi puseti sürdü, biz de oturup onu izledik. Ne kadar oturduk bilmiyorum; ama bir güvenlik görevlisi gelip sarayın kapandığını, dışarı çıkmamızı söyledi. Ardından bir polise tuvalet yeri sorduk. Roma'da olduğu gibi Floransa'da da umumi tuvalet bulmak zor. Genelde de 1 Euro ücreti oluyor. Ardından yönümüzü Ponte Vecchio isimli köprüye çevirdik. Akşamüzeri gün batımı güzel olur diye, sanırım herkes bizim gibi düşünmüştü.

Not: Floransa'da da kafe ve restoran tuvaletlerini kullanmak mecburi. Merkezde bir veya iki yerde umumi tuvalet vardı. Bez değiştirmek için tuvalet yerine parkları kullanmayı tercih edin. Erkek çocuğunuz varsa da bir küçük su şişesi ihtiyaç anında iş görür.

Ponte Vecchio
Alaz köprünün o kalabalığında pusetini itip trencilik oynayacak yer açtı kendine. Biz de hazır o oyalanıyorken bu anın keyfini çıkardık. Köprü bir süre sonra işportacılarla dolmaya başladı. Aralarında İtalyanca'dan farklı bir dil kullanıyorlardı. Zabıta ekipleri gelince kaçmaya başladılar.

Köprü üzerinden diğer köprüler
Köprüde oyalandıktan sonra diğer sokaklarına dalıp çıktık Floransa'nın. Aklıma birkaç güzel kafe, dondurmacı ve krepçi yazdım gezerken. Akşam yemeği için birkaç trattoria bulduk. Trip Advisor'dan en yüksek notu alan o gece doluydu. Hatta ondan sonraki geceler de! Meydan yakınlarında Da Ganino isimli restorana girdik. Alaz sebebiyle erken gittiğimizden yer bulduk; ama biz kalkarken yer bulmak imkansızdı. Alaz'a domatesli makarna, bana köfte, babaya deniz mahsüllü makarna, ortaya da muhteşem bir enginar salatası söyledik. Enginar salatası bizi öyle büyüledi ki, ertesi gece yine aynı yere gidip gene o parmesan peynirli, baby denilen taze ve küçük, limon ve tuzla marine edilmiş çiğ enginar bulunan salatadan yedik.

Yemek sonrası da kendimizi Piazza della Repubblica isimli meydanda bulduk. Havaya ellerindeki ışıklı yaratıkları atan işportacılar, canlı müzik yapan birkaç müzisyen vardı. Hatta Alaz yaşlarında ufak bir kız dans ediyordu müzik eşliğinde. Bayılarak onu izlerken, Alaz da yanına gidip dans etmeye başladı. Daha sonra meydanda birlikte koşturdular, kendilerini yerlere attılar, sarıldılar. Biz aileler de gülerek izledik. İkisi de kurtlarını iyice döktükten sonra biz eve gitmek üzere iyi geceler diledik aileye.

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder