Bebekle Uçarken Duyduğumuz Şikayetler (ve demek isteyip de diyemediklerimiz)

Bazı yolculara göre, bebekler ve çocuklar evde bir kutu içinde tutulmalı. Uçağa binmek ne demek? Restorana, markete, tatil köyüne bile götürülmemeli çocuklar!

Bu tip insanlara karşı hazırlık olmakta fayda var. Uçakta çocuk/bebek gördü mü suratını ekşiten, söylenmeye başlayan, yerini değiştirmeye çalışan, laf sokan ya da anlamsızca sinirli ve büyük hareketler yapıp canımızı sıkanlar bakın bize neler diyorlar veya diyebilirler:

Bebeğin aç olmadığına emin misin?

A noktasından B noktasına dek uçarken süre ne olursa olsun en az 25 kez sorulacak bu soruya hazırlıklı olalım. Cevap: "Aç olmadığını biliyorsun, uçağa biniş sırasında beklerken yarım saat önce, bir taraftan emziriyor bir taraftan da ayağımla valizleri itiyordum ve sen de öylece beni izliyordun. Biraz sonra uykuya dalacak, uçağın kalkışındaki motor sesini duyduğu an gözleri kapanacak. Şu an değişik bir ortama girdiğinden etrafı inceliyor ve bu daracık koltukta benim kucağımda sıkıldığından arada bir itiraz ediyor; ama sen böyle soru sormaya devam edersen ben kendimi yetersiz göreceğim ve acaba bebeğimi tanımıyor muyum diye şüpheye düşeceğim!"

Bu bebek insanlara alışkın değil galiba?

Cevap: "Aslında çok sosyal bir bebektir; ama ekşi suratlı insanlarla aynı uçağa binince morali bozuldu. Hatta insanları öyle çok seviyor ki, rötar olduğunda, bekleme salonunda dans edip birçok sıkılmış kişiyi gülümsetti. Sadece seni sevemedi; çünkü sen kendi hayatını seven birine benzemiyorsun."

Bebeğini pencereden dışarı atamaz mısın?

Cevap: "A-ha hiç aklıma gelmemişti, ne muhteşem bir fikir!!! Bebeğimin sesi bile çıkmıyor, sadece merakla etrafına bakıyor ve bu seni rahatsız ediyor! Hangi planette yaşıyorsun? Hmm niye soruyorum ki çocuk olmadığı kesin!"

Bunlara izin verilmemeli!

Favorim! Cevap: "Açıklığa kavuşturayım; insanların üremesi mi yasaklanmalı? Çocuğun anneanneyi/dedeyi ziyareti mi yasaklanmalı? Sen dünyaya geldiğinde 10 yaş üzerinde miydin acaba? Benim 5 aylık bebeğim bile senden daha çok tolerans gösteriyor bu yolculuğa!"

Not: Bu tip yakınmaya her yerde denk gelebiliriz; uçakta, otobüste, havuzda, restoranda. İsteniyor ki çocuklar belli bir yaşa dek evde tutulsun ve ebeveynler de o süre boyunca evden dışarı adım atmasın. Ne mantık!

Neyse ki geldik! Artık ineceğimiz için çok mesutum!

Asıl ben! Cevap: "Tamam, uyumaya çalıştığı sırada ışıklardan ve anonslardan ötürü birkaç dakika ağlamış olabilir ve bu da hepimiz için biraz sinir bozucu olabilir. Fakat, ya arka sıradaki gencin bangır bangır çalan iPod müziği? Ya iki yandaki kadının 30 dakika boyunca çıtır çıtır cips yeme sesi? Adalet lütfen!

Bu arada bebeğimi iki dakika tutabilir misiniz? Ben de yere düşen mendili, oyuncakları, emziği toplayayım. Kucağımda uyuyan bebekle eşyaları toplayıp çantama koymam mümkün değil görüyorsunuz. Hımm evet, bunları uçak biletini almadan düşünmem gerekiyordu, değil mi? Fakat sizin iki eliniz de boş, benimkiler değil. Bana yardımcı olup günün en iyi davranışını sergileyebilirsiniz. Hem belki bir gün sizin de çantanızı taşımak için birine ihtiyacınız olacak? Allah korusun ya bir gün küçük bir çocukla yalnız uçağa binmeniz gerekirse?"

Uçakta veya herhangi bir yerde ağlayan bebeğini susturmaya çalışan anneye yapılacak yorum gereksizdir. İyi niyetli bile olsanız, yorumuzun o anki duruma bir faydası olmayacağı gibi, annenin sinirlenip bebeği size bırakıp sakinleşmek için tuvalete kaçması muhtemeldir. Cıs...

Kişisel Notum: Bu yazıyı hazırlarken aklımda Türk olmayan, orta yaş üstü bir kadına cevap veriyormuşum gibi hissettim. Sizin kafanızda nasıl bir tip belirdi? Ya da başınıza böyle bir olay geldi mi?

Resim: http://www.flickr.com/photos/cdaisym/

4 yorum :

  1. Çok sinirlenmişsiniz belli :) Ama bebeğimiz ağlayınca biz de geriliyoruz, etrafımıza sürekli bir gerginlik yayıyoruz unutmayalım. Ve herkes her zaman yanındakine tahammül edebilecek durumda olamıyor. Allah korusun belki de yanınızdaki bir tanıdığının cenazesine gidiyor, belki evini terk etti, belki de başka bir sebepten size anlayış gösterecek hali yok. Ben böyle durumlarda en azından bir süre kızımla o ortamdan uzaklaşmayı (beraber tuvalete gitmeyi v.s) deniyorum, böylece herkes biraz nefes alabiliyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok şanslıyım ki başıma böyle bir durum gelmedi; ama gelebilirdi de. Bu yanıtları verebilir miydim? Bilmiyorum :)

      Sil
  2. iki gun sonra 15 saatlik otobus, otobusten indikten bes saat sonra da 13 saatlik ucak yolculugu yapacagiz. daha onceki uzun otobus ve kisa ucak yolculuklarinda hicbir sorun yasamamistik ki o zamanlar kizim 2. ve 4. aylarindaydi. simdi 9 aylik ve daha hareketli. otobus degil ama ucak yolcusu beni endiselendiriyor. yazdiklarindan mutlaka birkacini yasayacagiz. neyse ki esim yanimda olacak. size gore daha sanssliyim:)) umarim anlayisli insanlar cilkar bundan sonra karsiniza. ayrica nelere hazirlikli olmam gerektigi konusunda yazinizin zamanlamasi super oldu. tesekkurler:))

    YanıtlaSil
  3. Rica ederim. Ben 2.5 senedir çok sayıda yolculuğu oğlumla yalnız yapmak durumunda kaldım. Neyse ki bu tarz insanlarla karşılaşmadım. Eğer ki çok şanssız değilseniz, eminim siz de karşılaşmayacaksınız. İyi yolculular!

    YanıtlaSil