Tatil Sonrası Sendromu


Üç haftalık tatilden henüz döndük. Kendimi huzurlu ve dinlenmiş, güçlü ve mutlu hissedeceğim yerde miskin, huysuz, sinirli ve tembel daha çok tanımlayan sıfatlar bu ara beni. Ne sorunlu insanım! Tatil biterken ay bitmesin, ne çabuk geçti, hiç birşey anlamadım derim. Eve dönünce de neden oğlum energizer pil takılmış gibiyken benim kolumu kaldırmaya halim yok derim. Siz de aynısını hissedenlerden misiniz? Merak etmeyin bizim gibi çok insan var.

Tatil sonrası çoğu insanın yaşadığı bu duygunun İngilizcesi holiday blues veya post travel blues olarak bilinir. Pazartesi sendromu gibi kabullenilmiş bir olgu açıkçası. Türkçe karşılık olarak ben kendisine Tatil Sonu Sendromu adını yakıştırdım. Depresyon yerine sendrom daha pozitif geliyor açıkçası.

Lonely Planet uzmanları, bu sendromu nasıl kolayca atlatabiliriz diye önerilerde bulunmuş. Deneyelim mi?

Her tatil dönüşü aslında yeni bir tatile gitmek için başlangıç olsun. Gitmek için dönmek gerek öyle değil mi? Henüz dönüş yolundayken bir sonraki tatil zamanı ve yeri belirlemek amacımız. Antarktika'yı görmekten Paris'te ünlü bir restoranda yemeğe veya Göcek kıyılarını tekneyle gezmekten Sapanca Gölü kıyısında bir gün geçirmeye dek birçok yeni gezi hayal etmenin tam sırası.

Her tatil dönüşü kumbarayı yeniden doldurmaya başlayalım. Cebimizde kalan bozukluklar da olsa ufak ufak bir sonraki yolculuk için para biriktirmek hedefimiz olsun. Tatilin tüm harcamalarını karşılamasa da mesela Disneyland giriş ücretini karşılasın veya Alsancak Kordon'da içeceğimiz bira ücretini. Hatta gideceğimiz yerden alacağımız oyuncak parasını.


Her tatil dönüşü bulunduğumuz şehrin duyup da bir türlü gidemediğimiz yerini gezelim. Tekdüzelik içinde bazen iş-ev-çocuk koşturmacasında yaşadığımız yeri turistler kadar gezemiyoruz. Bilmediğimiz öyle çok sokak, yıllardır uğramadığımız kim bilir kaç semt var. Kaç İstanbullu çıktı Galata Kulesi'ne? Kaç İzmirli Kadifekale'yi gezdi? Hangimiz Bursa'nın tarihi kenti İznik'i gördü? Londra'da Shard'a çıkıp panoramik manzarayı görmedim ben de!

Her tatil dönüşü gezdiğimiz yerleri ve görmek istediklerimizi başkalarıyla paylaşma zamanı olsun. Forumlara yazmak, resim paylaşmak, gezi blogları okumak, önerilerde bulunmak veya gitmek istediğimiz yerler hakkında bilgi sahibi olmak çok güzel ve heyecan veren bir duygu. Sadece konu komşu akrabayla değil zira onlar pek meraklı değildir tatil fotoğraflarına bakmaya, sosyal medyada paylaşmak, bilgiler tazeyken aktarmak önemli.


Her tatil dönüşü illa ki herkesi eve toplayıp tatil fotoğraflarımı göstereceğim diyenlerdenseniz, resimleri özenle seçip tatille ilgili bir müzik bulup slayt gösterisi hazırlayın. Size de o tatilin bir anısı olsun. Hatta onu gezginaileler@gmail.com adresine gönderin ben de burada yayımlayayım.

Kaynak: http://www.lonelyplanet.com/themes/big-trips/five-ways-to-beat-the-post-travel-blues/

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder