Otellerde Ne Sevmem?

Geçen aylarda İngiliz gazetesi Guardian Travel, Twitter takipçilerine bir soru yöneltti. Gittiğiniz otellerin nesini sevmiyorsunuz diye. Cevaplardan bazılarına katılmamak mümkün değil.


  • Çok komplike gelenler; en başta ışıklar! Hangi düğmenin nereyi açıp kapadığı tam bir muamma! Onlarca düğmeye ve üstelik ana düğmenin yataktan uzakta kalmasına ve çocuk uyurken yanlışlıkla basılan bir düğmeyle tüm ışıkların yanmasına gıcık oluyorum. Aynı şey duşu ayarlarken de geçerli. Musluğun orasını çek, burasını it. Zaten birkaç gün için gelmişiz, ne gerek var bunca teferruatı öğrenmeye?
  • Air condition (klima) ve kalorifer. Ya çalışmaz ya durup dururken ayarı bozulur. Odaya her dönüşte tekrar uygun dereceyi ayarlamak için geçirdiğim zamana acıyorum!
  • Prizlerin yeri. Sık kullandığımız elektronik cihazları şarj etmek için uygun ve yeterince priz yeri bulmak bazen sinir bozuyor.
  • İki kişilik tek yatak diye yutturulmaya çalışılan birleştirilmiş iki tek yatak! Sanki ortadaki ayrımı farketmiyoruz.
  • Gerekli eşyaları bile sığdıramadığımız mini banyolar. Ya da banyoya koyduğumuz her eşyanın ıslandığı dizaynır banyolar.
  • Islak havluları kurutamamak! Hem çevre açısından aynı havluyu daha çok kullanın diyorlar ki doğrusu da bu olmalı. Fakat kim ıslak havluya kurulanmak ister ki?
  • Fahiş fiyata internet! Üstelik kalmak için en çok para harcadığımız otellerde... Rixos Premium Bodrum'da mesela...
  • Özel tasarlanmış, çalınmasın diye birbirinine kenetlenen elbise askıları. Kıyafeti takmak dert, askıyı birbirine geçirmek ayrı dert. Hem zaten kim otel dolabından askı çalar ki?
  • Saç kurutma makineleri. Hem kurutmaya gücü yok hem de çalışması için baş parmağın basılı tutulması gerek. Bir de bebek saçı kurutmayı düşünün!
  • Televizyon kumandaları. Olur da bebişi uyutup film izleyelim desek, kanal ve ses ayarlamakla saatler geçiyor.
  • Fiyat belirtilmeyen minicik minibar. Çocuğun sütünü, yoğurdunu, mamasını serin tutmak için içindekileri dışarı çıkarmak zorunda kaldığım olmuştur.
  • Su ısıtıcısı ve yanındakiler. Isıtıcı konulmuş güzel, poşet çay, 3ü birarada kahve konulmuş güzel; ama ya ısıtacak içme suyu yok ya da bardaklar tozlu!
Bir tatilde başka nelere gıcık olursunuz otellerde?

Resim: http://www.flickr.com/photos/denyscussins/8823338804/

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder