Hamilelikte Uçak, Tren ve Feribot Yolculukları


28 haftalık hamilelikte uzun seyahatlere yavaştan son vermek gerekiyormuş. Ama kime göre?

Bebişimle birlikteliğimizde 26. haftayı doldurduğumuz şu günlerde bir yolunu bulsam da bir yere kaçsam diye tilkiler dolaşıyor beynimde. Öte yandan elimde rehber, sırtımda çanta, sabahtan akşama yürüyecek halim yok sokaklarda büyümüş göbeğimle.

Bu haftaki randevumda doğum uzmanına onu sordum; bir yerlere gitmek istesem rapor almam gerekiyormuş diye. Kadıncağız ben senin yerinde olsam gitmezdim, dedi kısaca ki ben sorunsuz hamilelerden biriyim. DVT (deep vein thrombosis) yani bacaklarda oluşan uzun süre oturmaktan ve hareketsizlikten olabilecek olan bir çeşit damar tıkanıklığı yüksek risk taşıyormuş gebeliğin son aylarında. Bu sadece uçakta başımıza gelebilir gibi gelse de, aslında otobüs, araba ve tren yolculuklarında hatta işyerinde uzun süre bilgisayar başında oturmakla bile olabilir. O zaman ne yapmalı saatte bir koltuğa elveda demeli ve bol bol yürümeli. Aslında 3 aylık hamileyken Amerika uçuşu için alıp kullandığım anti-DVT çorabımı mı giysem acaba işe gelirken artık ekstra önlem olarak?

Ayrıca deniz tatiline çıkacağımızı düşündüğünden olsa gerek güneşte fazla kalmamam gerektiğini söyledi. Bu Mart kara kışında güneş olsa da görsem diyecektim kendisine; ama saygıdan diyemedim. Doğumuma girerse bir de! Zaten uzun bir uçuş düşünmediğimizi, en fazla Avrupa’ya bir kaçamak yapacağımızı söyledim. Pek onaylamadı gene de; İngiltere'nin suyu mu çıktı, park, bahçe, müze gez işte dercesine. Eğer acil birşey olursa, kastettiği erken doğum sanırım, orada mahsur kalacağımı, doğumu her neredeysem orada, oranın şartlarıyla yapacağımı ilave etti. Gözüm korkmadı değil; ama bu doğum başlamadan birkaç gün önce hiç ipucu vermez mi ki hemen eve döneyim?

Bunlar da araştırmalarım; Türk Hava Yolları, Pegasus, EasyJet, British Airways, Borajet ve diğer havayolu şirketleri hamilelikte 28 haftayı doldurduktan sonra uçuş için mutlaka “sağlamdır, uçakta doğurmayacaktır” türünde bir rapor istiyor. Hem giderken hem de dönerken. Bu raporlar bir hafta geçerli. Eurostar tren şirketi yolcuyu kendi haline bırakıyor, “istiyorsan gel bin; ama ben sorumluluk almam” diyor. Feribotların çoğu da rapor isteyenlerden. En güzeli benim gibi geç kalmadan, 28 hafta dolmadan son uçak seyahatlerini bitirmek. Acısını da bebek doğunca çıkarmak :)


Güncelleme

Yazıyı Mart 2011'de oğluma hamileyken yazmıştım, gerçekten de doğduktan sonra neredeyse 2 ayda bir uçağa binerek acısını çıkartmaktayım. Büyük konuşma demiş atalarımız!

Resim: http://www.flickr.com/photos/berendb/2084408096/

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder