Märlitram, Noel Tramvayı



Noel marketleri de kurulduktan sonra çeşitli Noel aktiviteleri hayatımıza giriyor senenin son ayında.

Geçenlerde mum yapmaya gitmiştik, şimdi de daha önce yaş durumundan binemediğimiz
Märlitram tramvayı var sırada.

1958 yılından bu yana her sene kırmızı, süslü tramvay Zürih sokaklarında dolanıyor; ama sadece 4-10 yaş arası çocuklar binebiliyorlar. Jelmoli alışveriş merkezinin 4. katında biletleri satılıyor. Çocuk başına 8 İsviçre Frankı. Biletleri 13:25 ile akşam 18:50 arasında hemen hemen her saat başı için alabiliyorsunuz. Bellevue'den kalkan tramvay günde 13 ile 16 sefer yapıyor ve her biri yaklaşık 20 dakika sürüyor.

Bu Noel Baba'nın geyikleri ve kızağı yok, çünkü bu Noel Baba tramvayı sürüyor ve 2 melek de yol boyunca çocuklara eşlik ediyorlar. Noel ile ilgili şarkılar söylüyorlar ve noel kurabiyeleri dağıtıyorlar.



İzninizle ben şimdi bilet almaya gidiyorum. Ayrıntıları daha sonra bloga ve Instagram'a eklerim...

Sizin yaşadığınız yerlerde de varsa böyle etkinlikler, yoruma yazarsanız belki birilerine faydası olur. Teşekkürler...

Fotoğraflar: https://www.stadt-zuerich.ch/vbz/de/index/freizeit_events/maerlitram.html
Devamını Oku »

Annelere (Zarif) Seyahat Kıyafeti...


Çocuklarla seyahat ederken aklıma en son gelen şey şık olmak. Saat başı birşey yiyen minik parmak izleri, 0-8 ay arası kusukları, kucakladığınızda ayakkabısının altından bulaşan çamurlar, tozlar bir annenin cici bici kıyafetler ile ortalıkta gezinmesini imkansız kılar. Benden iyi durumda olanlarınız vardır mutlaka; ama çoğunluğun benim gibi düşündüğüne eminim.

Öte yandan uçaktan indim mi, aylardır görmediğim aileme sarılmak için koşarken paspal görünmek de istemem. 'Bak şunun kıyafetine, kim inanır İsviçre'den geldiğine!' türü imalar yemişimdir geçmişte... Gerçi o ailelerin de bizi gördüğü yok ya, önce çocuklara sarılırlar. Dakikalar sonra 'Ay Deniz ben seni öptüm mü?' derler...

Bu da Alaz'ın sabah 5'teki havaalanı kıyafeti; ama nasıl mutlu?!


Neyse, Beliz'in 2. yaşını doldurması sebebiyle artık kılık kıyafetime biraz daha önem verebilirim. Özellikle Aralık'ta gerçekleşecek Türkiye gezimizde... Şıklık, konfor ve waow faktörü - modayı takip eden anneler bilir - ancak moda dergilerindeki annelerde olur. Bakıcısıyla yola düşen Hollywood annelerini bir kenara bırakıp gerçeğe dönelim ve birlikte, gezmekten yorulmayan süper annelerime en şık seyahat üniformasını hazırlayalım...

Modaya uygun, pratik, rahat, çok kullanışlı ve leke göstermeyen seyahat kombinasyonları:

1 Numara: Tayt...


Foto: http://lifewithme.com/flight-essentials/

Kilo sorununu kapatır; esnek... Her yere uygun; uçak, araba, güvenlik kontrol bariyerleri, tuvalet... En önemlisi rengi; SİYAH! Üzerine birşey dökülünce sil ıslak mendille kimse anlamaz!

2 Numara: Çift yönlü hırka...


Foto: Zara web

Jersey wrap denilen bol dökümlü hırkalara bayılmamak elde mi? Öncelikle ütü gerektirmiyor, bol olduğundan kucakta uyuyan bebeyi de sarıyor ve üstelik dökümüyle şık duruyor. Daha bitmedi, çift yönlü olanları da var hani o mini parmaklar bir yerini kirletirse tersini çevir, giy!

3 Numara: Dökümlü, ipeksi tişört


Foto: allsaints.com

Stil için üzerimize yeterince oturan; ama rahatlık için de yeterince bol duran hani o yumuşacık ipeksi pamuklu kumaştan bahsediyorum. Değişik renkler, desenler seçebilirsiniz. Hatta hala göbeğini, kalçasını saklamaya gerek duyanlar için de yeterince uzun. Öyle de az yer kaplıyorlar ki çantada, uzun yolculuklarda yanınıza yedek bile alabilirsiniz, ben emzirirken alırdım...

4 Numara: Yumuşak ve sıcak tutan çoraplar


Genelde spor yapmak için bu dolgulu çoraplar kullanılır; ama üşüyen ayakların çaresi de bunlardır. Uçak yolculuklarında saatlerce ayakkabı ile gezmeye gerek yok. Altı kalın olduğundan neyin üzerine basarsanız basın dert değil!

Uzun uçak yolculuklarında, yaz bile olsa yalınayak gezene illet olurum. Ayak tırnakları oyalı-boyalı bile olsa hem hijyen hem de saygı açısından lütfen ayakkabınızı çıkarsanız da ayağınızda çorabınız olsun. Hiç hoş görünmüyor, bakınız...

Tataam... Kaldı son iki en önemli giysi...

5 Numara: Şık bir çanta...


Çantaya ayrılan bütçeyi biraz kaliteli tutarsanız işte o seyahat şıklığı kendiliğinden gelecek. Omuzdan sallanan ve iki çocuk peşinde koşmayı sağlayan postacı çantası seyahatin olmazsa olmazı. (Anne- bebek çantası evresini geçenler için tabii, 2 yaş üzeri, yani ben! Nihayet!)

Baş tacı aksesuarımız çantamız; pasaportları, cüzdanı, güneş gözlüğünü, varsa iPad ve iPhone'u, seyahat ölçüsünde diş macunu, fırçası, nemlendiricisi, allığı, touche eclat-ı içeren ufak bir bakım kitini içine sığdırabilsin mutlaka.

6 Numara: Hafif ve doğru bir ayakkabı...


Foto: musthavelook.com
Çocukla seyahat ederken en önemli ve gerekli şey rahat ve doğru bir ayakkabı. Sana topuklu rahattır, bana terlik. Fakat havaalanının bir ucundan diğer ucuna koşturan ufaklığı yakalamak burada önemli olan. Hatta yakaladıktan sonra kucaklamak ve o, ahtapot gibi kolları ve bacakları ile debelenip itiraz ederken dengede kalabilmektir asıl önemli olan. O yüzden doğru ayakkabı şart!

Mümkünse bağcıksız, güvenlik kontrol sırasında giy - çıkar kolay olur. Bu sebeple bağcıklı görünüp yanında fermuarı olan bir spor ayakkabı siparişi verdim bile az önce...
Devamını Oku »

Frau* Çocuklar ile Mum Yaptı!



İsviçre'nin diğer yerlerini bilmem; ama Zürih ve çevresinde Kasım sonu ve Aralık ayı çocukların yaptığı en önemli aktivitelerden biri mum yapmak...

Kasım ayını Zürih'te 3. kez geçiriyoruz ve ben ilk kez bugün mum yapım olayına şahit oldum. Halbuki ilk sene Alaz 3 yaşında kreşten elinde mum ile geldiğinde ve o mumu 'ben yaptım' dediğinde çok şaşırmıştım. Henüz doğum yaptığım için olayı idrak edemedim pek fazla, üzerinde durmaya vaktim yoktu. İki çocuklu hayatımın ilk günleriydi ve ben çok başka alemlerdeydim yeni bebek ile...

Geçen kış farkına vardım ki her kilisede mum yapma olayı var. Hatta kilise dışında da, Bürkliplatz merkezine kurdukları çadırda mum yapıyorlardı. Önünden defalarca geçtik; bir keresinde içeriye girmeye yeltendik; ama koku çok ağır geldi. Slingde uyuyan bir yaşındaki Beliz'i sokmak istemedim oraya.

Alaz gene okuldan elinde bir mum ile çıkageldi geçen hafta. 'Anne bak size ne yaptım?' Nerede, nasıl konulu detaylı sorular ve yanıtlar ardından mahalledeki kütüphanede haftanın belirli günlerinde 'mum yapma' olayı olduğunu öğrendim. Sınıfıyla birlikte gitmişler bizimkiler de. Alaz mum konusunda beni ve babasını çoktan sollamıştı...

Bugün tam da Zürih'te gezinirken, 'çadırı gördük ve haydi girelim' dedik. O koku gene kapıda yüzümüze vurdu; ama içerisi çocuk kaynıyor! Hatta Beliz yaşlarında çocuklar da var. Alaz da çok istekli, kollarını sıvamış vaziyette. Arkadaşım ve ben ne yapsak, nereden başlasak, nasıl oluyor diye sormaya başladık görevliye çat pat Almanca'mız ile. Halbuki Alaz bu konuda pro olmuş: Eline ipi aldı, gitti sıvı mum havuzu başına daldırdı bir kez, sonra ikinci kez. Çıkardı, astı kenara zıplamaya başladı sevinçle 'Şimdi kurumasını bekleyeceğiz anne! Aslında dışarıda 2 tur koşarsam daha çabuk kurur' falan demeye. Ne diyorsun oğlum ne koşması? derken ben, meğer okulda bunlar mumu ellerine alıp bahçede iki tur koşmuşlar her batırma olayı ardından. Sanıyorum öğretmenlerin cingözlüğü. Hem spor hem mum olayı, bir de herkes bir anda üşüşmüyor tabii sıvı mum başına böylece...

Mum yapma havuzu

Neyse, Alaz ve arkadaşı mum yapmaya başladılar. Bana da anlatıyor, iki kez batıracaksın sonra bekleyeceksin falan diye. Arkadaşı bunu dinlemedi, onun ilk mumu bir türlü olmadı. Alaz ise bir güzel becerdi basbayağı mum çıktı ortaya. Acayip sabır gerekiyor, mumum iyice kurumasını bekleyeceksin ki, bir kez daha batırdığında kat kat büyüsün.

Beliz durur mu? Ona ip vermedik diye söylendi. İpini aldı, batırmayı denedi. Olayı göremese meraktan, denemese de kahrından ölecek!

Burası 80 cm boyundakilere uygun!

Bu sayede ailecek mum yapmayı öğrendik. Çeşit çeşit boyda, kalınlıkta ve desende mum yapmak da mümkün. Tecrübene göre değişiyor. Sadece tümü aynı renk oluyor. İşin ilginci minikler için, Beliz'in boyu rahatlıkla yetecek kadar yerde sıvı mum havuzu vardı. Kimsenin başına bir iş gelmedi; ama bu kadar rahatlık da ilginç değil mi?

Mumlarımız kuruduktan sonra bir görevliye verdik; o dibini kesti ve yanındaki tartıya koydu. 100 gramına 4,9 İsviçre Frankı ödeniyor.

Mum atölyesi arka tarafında kahve ve gipfeli yani kruvasan çeşitleri satan bir büfe, birkaç masa, yanında bitmiş mumlar için bir bölüm 'Kerzen-garderobe' vardı. Sanıyorum yapılan mumlar bir süreliğine orada bırakılabiliyor.

Mum
Mum gardırobu - Kerzen-garderobe

Biraz video da çektim Instagram'dan görebilirsiniz.

Planlamadığımız; ama harika bir deneyim oldu hepimize. Zürih'te yaşamaya devam edersek birkaç seneye biz de Alaz kadar pro oluruz...

Mum kesme ve düzenleme aşaması
Not: Tüm fotoğraflar bana aittir. Lütfen izin almadan, kaynak göstermeden kullanmayın... Teşekkürler! 
Devamını Oku »

İngilizce Bilmek Avantaj Değil, Şart...

Geçen gün çocukların kuzenleriyle aralarında geçen bir konuşmaya kulak misafiri oldum. Biri okulda bu sene Almanca öğreneceğini söylerken diğeri de 'İngilizce okuyabiliyorum' dedi. Öteki de, ‘Artık herkes İngilizce biliyor!’ demez mi?

10 yaş altı böyle düşünürken biz ebeveynler yabancı dil öğrenmeyi gözümüzde büyütmüş, hala da büyüten bir nesiliz. Elbette ilk olarak önceliklerimiz ve imkanlarımız farklıydı bugünkü çocuklardan. Fakat artık dünya hızla gelişirken, çocuklarımız bile yabancı dili konuşurken bu hıza ayak uydurabilmek için İngilizce öğrenmek şart.



İş hayatında İngilizce bilmenin gerekliliğini tartışamayız. Kariyere ara versek bile çocuklarımızın hızına yetişmek için kendimizi geliştirmeye devam etmeliyiz. Hatta seyahat sever bir aileyseniz bizim gibi, yabancı dil bilmek büyük avantaj.

Yurtdışına çıkmak artık çok kolay. Birçok uçak şirketi, kampanyalar sayesinde otobüs ücreti fiyatına uçak bileti satıyor. Türkiye’de tatil yapmak yerine, daha ekonomik ülkelere gidilebiliyor. Tabii bu seyahatlerde özgürce gezmek için de İngilizce bilmeniz gerekiyor. Yoksa, yanınızda İngilizce bilen birine veya tur şirketine bağımlı kalıyorsunuz.

İngilizce tüm dünyada geçerliliği olan, öğrenmesi en kolay dillerin başında geliyor. İngilizce öğrenmek ise artık çok daha kolay. Biliyorum ki teoride bak hak veriyorsunuz, bu konuda çaba gösterip ilk adımı atmak içinse herkesin bir bahanesi mevcut.

Yabancı dili öğrenirken hep önümüze engeller koyuyoruz kabul edelim. Bu engellerin en büyükleri ise;

1. İngilizce öğrenmek için maddi imkanım yok:

Halbuki İngilizce bilmek, hem iş açısından hem de sosyal açıdan birçok kapıyı açacak. Günümüzde İngilizce bilmek avantaj değil, şart. Üstelik yabancı dil kursları eskisi kadar pahalı da değil. Gerek uygun ödeme koşulları gerek ekonomik fiyatlar ile her bütçeye uygun İngilizce kursu bulmak mümkün.

2. İngilizce öğrenmek için vaktim yok!

İnternet olduğu sürece her yerden, dilediğiniz zaman ve saatte ders alabilirsiniz. İster evde, ister işte, ister okulda İngilizce öğrenebilirsiniz. Ders saati ve limiti size bağlı olduğundan ihtiyaç duyduğunuz kadar çalışabilirsiniz.

Çünkü Open English, İngilizce öğrenmek konusunda bu iki bahaneyi de ortadan kaldırıyor. Size de bu kursa yazılmamak için bahane kalmıyor...

Not: Fotoğraf Open English'e aittir.

Devamını Oku »

Çocuklarınızın sağlıklı gelişimine tam destek Çocuk Devam Sütü’nde!

Neden Çocuk Devam Sütü?

Çocuklar, büyüme ve gelişimlerinin büyük bölümünü 1-4 yaşları arasında tamamlarlar. Yiyeceği yemekler konusunda çok seçici olabileceği bu yaşlarda çocuğunuzun fiziksel ve zihinsel gelişimi için zengin ve doğal içerikli gıdalarla beslenmesi gerekir. Güçlü bir bağışıklık sistemi de bu fiziksel ve zihinsel gelişimi taşıyan vücudu mikroplara karşı koruyarak, büyümede çok önemli bir görev üstlenmektedir.


Neden Pınar Çocuk Devam Sütü?

Çocuklar, fiziksel ve zihinsel gelişimlerinin yanı sıra bağışıklık sistemlerini güçlendirecek besin ihtiyaçlarının önemli bir kısmını sütten alabilir. Çocuğunuzun fiziksel ve zihinsel sağlıklı gelişiminin ve bağışıklık sisteminin güçlenmesi için ona süt içirebilirsiniz.

1 yaşından büyük çocuklarınızın fiziksel ve zihinsel sağlıklı gelişimini ve bağışıklık sisteminin güçlenmesini desteklemek için, saf süte prebiyotik lifler, vitamin ve mineraller ilave edilerek geliştirilen Pınar Çocuk Devam Sütü’nü güvenle içirebilirsiniz. Pınar Çocuk Devam Sütleri B12, Çinko ve Kalsiyum kaynağıdır.

Altı aydan büyük bebeklerinize ise onların 6-12 aylık dönemlerinde ihtiyaçları olan vitaminlerive mineralleri karşılayacak şekilde geliştirilmiş Pınar İlk Adım Devam Sütü’nü verebilirsiniz.


Bir boomads advertorial içeriğidir.
Devamını Oku »

Yaz Kış Annelerin Kurtarıcısı Çorba



Yaz kış mutfağımızın vazgeçilmezlerinden olan çorba tarifleri her geçen gün çeşitlendiriliyor. Özellikle çocuklar tarafından sağlıklı ve metabolizmayı çalıştırmak amacı ile sık sık tüketiliyor. Çünkü biz anneler için çocuklarımızın sağlıklı beslenmesi son derece önemlidir. Bunun için Yemek.com’ a gözümüz kapalı güvenebilir ve siteyi onlar için takip ederek, buradaki çorba tarifleri ile çocuklarımızı rahatlıkla besleyebiliriz. Kışın kendini hissettirmesi ile her öğün daha fazla aranılmaktadır. Yemek.com’daki çorba tarifleri annelere bu konuda oldukça fazla fikir verebiliyor.

Çorba yelpazesini her geçen gün daha da genişleten Yemek.com bu konuda takipçilerine son derece güven vermektedir. Çocuklarının sağlıklı bir şekilde beslenmesi ve metabolizmalarının çalıştırılması açısından her çocuğun sevebileceği tarifler paylaşıyor. Her yaştan ya da aydan çocuğa özel çorba çeşitleri ile anneler gözleri kapalı tarifleri uygulayıp, minik gurmeleri sağlıklı bir şekilde doyurabilecek. Çocukların dışında büyüklerin de keyifle tüketebilecekleri çorba çeşitleri bulunmaktadır. Lagos Balığı çorbasından Yer Elması çorbasına, Isırgan Otu çorbasından Enginar Çorbasına birçoğunun adını belki de ilk defa duyacağımız farklı çeşitler bulunmaktadır. Aynı zamanda farklı dünya mutfaklarının çorbalarını da takipçilerine sunmaktan çekinmiyor. Her zevke her bütçeye uygun tarifler yayınlayan Yemek.com, ilgi alanları ya da mesleği yemek olanların büyük bir zevkle uygulayacağı çorbaları bünyesinde barındırmaktadır. Çorbalarına ilginç ve komik isimler de veren site takipçilerinin dikkatini her zaman kendisinde toplamayı başarıyor. Böylece takipçilerinin yüzünü hem güldürüyor hem de onlara o gün yapacakları yemeği kolaylıkla bulmalarını sağlıyor.

 

Yemek.com çorba tariflerinin dışında yemek, hamur işi yiyecekler, salata ve makarna çeşitleri ile tatlı ve diyet yemekleri ile de her kesime kolaylıkla uyum sağlıyor. Aynı zamanda içecekler ve farklı haberler hakkında da bilgilendirebiliyor. Takipçilerine eğlenceli vakit geçirtiyor. Yemek.com web sitesini farklı sosyal medya hesaplarından da takip edebilirsiniz. Instagram ve Youtube hesaplarından da takip edilerek birçok tarif öğrenilebilir. Instagram linki https://www.instagram.com/yemekcom/, Youtube linki ise https://www.youtube.com/user/yemekcom olan site, sosyal medya hesaplarından sık sık yarışmalar düzenlemektedir. Bu hesapların takip edilmesi yararlı olabilmektedir.

Not: Bu yazı ücretli link içerir ve fotoğraflar yemek.com sitesinden alıntıdır.
Devamını Oku »

Bernina Express Panoramik Tren Turu


Dünya’nın en güzel ve ünlü tren rotalarından biri Bernina Express; Chur’dan başlayıp Tirano ve Lugano’ya dek giden yol...

Avrupa’nın kuzeyini güneyine bağlar, hem de Unesco Dünya Mirası kabul edilen bölgelerden geçererek. Rhaetian Demiryolları, Alp dağlarını aşarak buzullardan palmiye ağaçlarına götürüyor insanı...

Bu muhteşem yolculuk sırasında 55 tünelden ve 196 köprüden geçerek Chur’dan Tirano’ya 156 kilometrelik yolu yaklaşık 4 saatte alır panoramik tren. Yaz aylarında Tirano’dan Lugano’ya Bernina Express otobüsleri ile ulaşılır. Önceden Lugano kısmına gittiğimden Tirano'ya dek olanı aklımı çeliyor...

Çünkü... Alpler’den geçen en yüksek tren yolu olması önem taşıyor. Geniş camlarından panoramik manzaralar izlemek ayrı keyifli, farklı kültürlerin hatta dillerin konuşulduğu bölgelerden geçmek ise ayrı keyifli. Anonslar sırasında bile Almanca ve İtalyanca ile bunu farketmek mümkün...

Tek raylı tren yolunun en yüksek noktası deniz seviyesinden 2253 metre yukarıda, Ospizio Bernina. Thusis - Valposchiano ve Tirano bölgesi ise Unesco koruması altında. Tren güzergahı dünyanın en dik tren yolu olma özelliğini de barındırıyor.

Albula/Bernina UNESCO World Heritage rotası

Bu seyahat eşsiz olduğu kadar pahalı da ne yazık ki. Fakat, Rhaetian Railway bazı zamanlarda indirimli biletler piyasaya sürüyor. İsviçre’den İtalya’ya geçmeyi, Tirano’ya dek gitmeyi düşünüyorsanız pasaport ve gerekli vize yanınızda olmalı.

İsviçre’de kayak sezonu henüz başlamamışken; ama havalar da oldukça soğumuşken aklımı çaldı bu gezi. Bana kalsa bileti alıp çıkacağım yola. Sevgili kocam Zürih’ten Chur’a gitmenin 1-2 saat süreceğini söyleyerek, çocukları trende 4 saat daha nasıl tutacağımız konusundaki gerçekleri hatırlattı bana. ‘Alaz ile yapılır’ dedim. Alaz bayılır, canı hiç sıkılmaz hele de yanımıza birkaç kitap, dergi, bol abur-cubur bir de youtube aldık mı! Gider döneriz bile aynı günde.

Fakat Beliz… 2inci doğumgününe günler kalan Beliz’i tutamayız trende 4 saat. Haklı! Gerçeklerin hayalleri yıktığı bir seyahat planım daha başlamadan sona erdi. İşte gezgin anne olmanın sorumluluk taşıyan yanı; her aile bireyi seyahatten zevk almalı... Umuyorum 2-3 sene sonra ailecek o trene bineceğiz. Tabii Alaz ile ikimiz evden kaçıp daha önce gitmezsek!

Merak ediyorsanız Bernina Express ile ilgili panoramik görüntüler var burada.

Not: Fotoğraflar buradan alıntıdır : https://www.rhb.ch/en/panoramic-trains/bernina-express#highlights


Devamını Oku »

Gülüş Türkmen’den Annelik Haritası


Bazılarınız biliyor son birkaç senedir Alternatif Anne'nin demirbaş yazarlarından biriyim ve bu sayede Alternatif Anne kurucusu ve editörü Gülüş Türkmen ile de tanıştım. Çok değerli ve çalışkan bir insan, çok da bilgili. İyi ki aralarına karışmışım...



Geçen haftalarda Gülüş'ün son kitabı çıktı; Annelik Haritası...

Pek çoğumuz ideal bir annenin varolmadığını biliyor. Ama olduğumuzdan daha iyi bir anne olabileceğini de seziyoruz. Gelin “ideal anne” yerine “olmak istediğimiz anne” diyelim. Ve elinizdeki kitapla bu yolculuğa çıkalım.

Annelik Haritası ilk duyunca, kulağa garip gelebilir. Anlamak için yakınlaşmak, hatta daha iyisi denemek gerek. Sizin için neyin yararlı neyin zararlı olduğunu öğrenmek için başkalarının söylediklerine değil, kendi haritanızın söylediklerine bakmak çok önemli.

Yıllardır blogger yazarlığından kitap yazarlığına, verdiği sayısız annelik atölyesi ve çalıştığı uzmanlara kadar birikimini öylesine kolay bir yöntemde sentezledi ki Gülüş Türkmen, size sadece uygulamak kalıyor. 
“Annelik Haritası sizi yargılamadan, bir kalıba sokmaya çalışmadan, sizi yönlendiren güçleri ve duyguları algılamanızı, onları kontrol etmenizi sağlıyor. Haritanızda yapacağınız küçük bir değişiklik, bu değişiklikten kaynaklanacak davranış farklarının müjdecisi. Güncel hayatta birinin uyarması ya da önerisi üzerine fikir değiştirmek neredeyse imkansızdır. Annelik Haritası’nda bu değişikliği o kadar kolay kılan, kontrolün ve kararın tamamen size ait olmasıdır.” 
2010 senesinde Alternatif Anne Platformu’nu kuran Gülüş Türkmen, ilk kitabı Anneliğin Ötesi ile çok okundu, çok beğenildi.

Annelik Haritası’nı duyunca, meselenin sadece anneyi ilgilendirdiğini düşünmeyin. Unutulmamalı ki baba, anne ile birlikte ebeveynlik yükünü bölüşmelidir. Ancak bu yolla, huzurlu, hemfikir ve hayatı kolaylaştıran bir ailenin yolu bulunabilir. Harita babalar için de yeni yollar açıyor.

Çocuğunuzu yetiştirmek için ortalıkta yüzlerce fikrin uçuştuğu günümüzde, siz gelin Gülüş Türkmen’in rehberliğinde kendi yolunuzu çizin.

Sevdiğim haritalara bunu da Türkiye'ye geldiğimde ekleyeceğim. Gülüş Türkmen'i daha yakından tanımak isterseniz:

Belçika’nın Brüksel şehrinde büyüdü, Antik Diller ve Edebiyat okudu. Lisans eğitimini Uluslararası Tasarım Okulu CAD’da İletişim/Reklam dalında yaptı STK’larda ve özel sektörde görev aldı. Halen Hacettepe Üniversitesi Teknokent’te Uluslararası İletişim Uzmanı olarak görev yapıyor ve medya ve iletişim uzmanı olarak danışmanlık veriyor. Bir erkek, bir de kız annesi olan Gülüş Türkmen, her annenin çok emek harcadığını ama her emeğin olumlu sonuç vermediğini fark ederek Alternatif Anne platformunu kurdu (2010). 
Adele Faber ve Elaine Mazlish’in destekleriyle Türkiye’deki “Çocuğumla Nasıl Konuşursam beni Dinler?” atölyelerinin ilk lisanslı koordinatörü oldu (2011). 
Annelik trendlerini irdeleyen “Anneliğin Ötesinde” (Kaknüs, 2012) araştırma kitabını Kanal34’te #AlternatifAnneTV programı, ardından TRT’de #AlternatifAnneRadyo takip etti (2014-2015). Annenin çocuğuna yönelik yaklaşım ve uygulamalarını değerlendirebildiği Annelik Haritası© uygulamasını geliştirip, “Sürdürülebilir İyi Ebeveynlik” kavramını kurguladı.
Türkmen halen eğitim merkezlerinde, panel ve sempozyumlarda araştırmalarını paylaşmaya, Alternatif Anne’nin yanı sıra çeşitli dergi ve gazetelerde de yazmaya devam ediyor…
Kitap hakkında daha fazla bilgi: http://www.gulusturkmen.com/annelik-haritasi-kitap/
Devamını Oku »

Aileler Uçakta Yanyana Otursun

Federal Havacılık İdaresi (FAA), çocukların uçak yolculukları sırasında aileleriyle birlikte oturması için gerekli finansmanı sağlayacaklarını belirtmiş.




Buna göre, 13 yaşından küçük çocuklar yetişkin aile üyelerinden biriyle veya kendilerinden daha büyük kardeşleriyle uçakta yan yana oturabilecekler.

'The Families Flying Together Act' - Ailelerin birlikte uçması yasası, havayolu firmalarından gelişigüzel verilen biletler sebebiyle küçük çocukların ailelerinden farklı bir koltukta uçmasını önlüyor. Anneyi ve çocuğu, babadan ayıramıyor.

Birlikte seyahat eden ailelerin birlikte oturmaları artık standart değil. Havayolu firmalarının önceden koltuk satmaları, koltuk numaralarını değiştirmek için ücret almaları gibi faktörler nedeniyle eşinizle birlikte seyahat etseniz bile yan yana oturmak durumunda değilsiniz. Bu çocuklu aileler için bile geçerli ne yazık ki!

Çocukla uçak yolculuğu yapmak zaten stresli bir işken, bir de farklı koltuklarda, başka sıralarda oturmak durumunda kalmak yolculuğu iyice zorlaştırıyor. Ailecek seyahat etmek popülerleşirken ve bunun gerekliliği savunulurken, havayolu şirketlerinden de aileleri birlikte oturtmaları konusunda yardımcı olmaları bekleniyor. Havayolu şirketlerinin de bu durumu desteklediğini belirten FAA yetkilisi, 'Uçak firması tarafından özellikle çocuklu ailelerin oturma düzeninin önceden ayarlanması ve aileler ile diğer yolculara daha iyi imkanlar sunulması hepimizin hedefi olmalı' demiş.

Önceden check-in yap(a)madığımız birkaç uçuşumuzda Alaz ve ben birlikte yolculuk yaparken, sevgili kocam ayrı bir koltukta oturtulmuştu. Genelde yanımızdaki kişiler rica ile koltuklarını değiştirse de, neden böyle olsun değil mi? Neden yolculuğa ekstra stres eklensin? Uçakta yanımda yabancı varken nasıl emzireceğim diye neden endişeleneyim? Eyvah emzik yukarda kaldı, şimdi 2 kişiyi yerinden kaldırıp çantamı açıp o emziği nasıl bulacağım diye neden düşünmek durumunda kalalım?

Tek başıma çocukla yolculuklarımda ter döktüğüm bu süreçler zaten var. Sevgili kocamla ailecek tatil planladığımda, 'Yaşasın, rahat rahat birşey yiyebilirim, içebilirim' diye sevinmek neden kursağımda kalsın? Değil mi?

Yurtiçi uçuşlarda kolaylık sağlansa da yurtdışı uçuşlar her zaman için güllük gülistanlık olmuyor. Uçak dolu olunca özellikle... Kimse 'bebekli anne yanında' yolculuk yapmak istemese de, öndeki koridor koltuğunu, arkadaki orta sırayla değiştirmek istemeyen çıkabiliyor.

Bu sebeple aileler birlikte otursun diyorum.

Her ne kadar, babaları ile üçü beraber otursalar da ben başka sırada tek başımaymış gibi yolculuk yapsam diye ara sıra aklımdan geçse de, uçakta kırmızı şarap eşliğinde film izleme fantezilerim olsa da, sanıyorum hiç bir zaman bunun böyle olmasını gönülden istemem. Ya siz?

Bu yaramazların bizden ayrı bir başlarına otuduklarını düşünsenize!

Kaynak: http://www.travelpulse.com/news/airlines/faa-reauthorization-includes-provision-for-airlines-to-seat-families-together.html
Devamını Oku »

12 Ayda 12 Gezi Yaptık mı?

Herşey sene başında #12Ayda12Gezi yapacak mıyız sorusu ile başlamıştı, hatırladınız mı?

Şöyle bir bakalım nerelerdeyiz?

Ocak 2016

İsviçre'de kayak sezonu olduğundan, Ocak ayındaki gezimiz de dağa olmuş: Brunni, Alpthal'a. Şimdi düşününce 'Daha 9 ay önce miymiş o gezi?' diyorum gerçekten de. Beliz kar sevmeyen bir bebek, Alaz kayak dersi istemeyen bir küçük çocuk. Ben uykusuz, yorgun...


Gezinin ayrıntıları burada.

Şubat 2016

İsviçre'de kış dememiş, güneşli günler görmüşüz inanır mısınız? Çok sevdiğimiz parklara da gitmişiz, Avusturya'ya kayak tatiline de, Zürih'in çocuklar için en güzel yerlerinden biri hayvanat bahçesine de!


Pegasus Magazini için önerdiğim Blatterwiese ve China Garden parkı için buraya buyrun.



Yine Pegasus Magazini için önerdiğim çocukla Zürih aktivitelerinden bir yer, Zürih Zoo yazım için de böyle buyrun.


Şubat ayında yılın ilk yurtdışı gezisini Avusturya'ya Buchau bölgesine yaptık. Çocuk dostu otelleri tanıyıp sevdiğimiz harika bir tatildi. Ayrıntılar şurada. Beliz ne kadar küçük değil mi?

Mart 2016

Baharın geldiği ilk günler Zürih civarındaymışız. Ay sonu ise yılın ilk Türkiye seyahatini yaptık.


Hayatımda ilk kez bir kaktüs serası gezdim. Bu bahçeyi Alaz'ın okulu sayesinde öğrendik, ayrıntılar bu linkte.


Ay sonunda ilk kez Beliz'i alıp Türkiye'ye gittim. Babası ve Alaz birkaç gün sonra geldiler. Biz Beliz ile Burhaniye, Edremit gezinip İstanbul'a döndük. Sonra da çocuklu hayatta, kadın kadına ilk tatilimi Sapanca'da yaptım. Otel ve masaj ile ilgili ayrıntılar, hepsi burada.

Nisan 2016

Nisan'da amacımız bir Avrupa gezisi planlamaktı; fakat evdeki hesap çarşıya uymayınca biz de ılık bir yerlere kaçalım istedik.


Biraz deniz tatili olsun, biraz kültür olsun, ılık da olsun dedik ve İspanya'ya kaçtık; Mayorka Adası'na. Çok da güzeldi, kesinlikle öneririm. İnanmazsanız buradan okuyun...

İsviçre içinde birkaç gezi daha yaptık; ama onları bloga yazmamışım ve unuttum gitti...

Mayıs 2016

Mayıs ayında Mayorka dönüşü sürekli çamaşır yıkadım ve yaz tatilini planladım diye hatırlıyorum. Yine de günü birlik birkaç gezi yapmaya fırsatımız oldu.


Luzern Taşıt Müzesi'ne gittik. Bundan da Pegasus Magazin'de bahsetmiştim. Çocuklar tüm gün kendilerini kaybediyorlar bu müzede; ama neyse ki kapanış saati var. Biz de Luzern'in müthiş köprüsünde, Kappelbrücke'de, yürüyebildik bu sayede.


İsviçre'deki hafta sonu gezilerimiz devam etti. Lützelsee ve baharda coşan Berschner şelalesi de bunlardan biriydi.

Haziran 2016

İlk hafta sonu İstanbul'a kaçtık. Sadece 2 gecelik kısa bir gezi oldu. Fenerbahçe Parkı'ndaki fotoğrafları sadece Instagram'dan paylaştım sanıyorum.


İlk değil çok kez gittiğimiz ve yine Pegasus Magazin için önerdiğim Zürih'in başka muhteşem bir parkı ve Viaduct'teki butik dükkanları ile Josefwiese yazım da blogda.

Temmuz 2016

Okulun yaz tatili başladı Temmuz'da. İlk durağımız Burhaniye sahilleri yani Ören oldu. Sonrasında İzmir'de ve yakın köylerinde harika birkaç gün geçirdik. Bloga henüz yazmamış olmam ne acı!


Kuşadası'nda devam ettik aile tatiline henüz Temmuz ayı bitmeden. Instagram hesabında birçok fotoğraflarımız mevcut.

Ağustos 2016

Tam gaz seyahatlerin devam ettiği bir ay oldu. Kuşadası ardından Edremit, sonrasında İstanbul ve Antalya yolculukları yaptık. Ballandırarak anlattığım Olympos kampımız blogda.


Antalya'dan araç kiralayıp geze geze Bodrum'a vardık. Her yaz en az bir kez olmazsa olmaz Bodrum bizim için. Bu sene de öyle oldu...

Sonrasında Zürih'e geri döndük tabii... Döner dönmez de Limmat Nehri'nde yüzdük, Flumserberg dağına çıkıp yürüyüş yaptık Ağustos ayı bitmeden!

Eylül 2016


Sonbaharda ayrı bir güzel İsviçre'de yürüyüşlere devam ettik; Elm Hayvanlar Alemi yürüyüşüne misafirlerimizi götürdük ikinci kez.


Ay sonunda Bodrum'a ve oradan da Datça'ya geçtik blogda anlattım. Nasıl huzurlu bir mevsimdi anlatamam... Keşke okul tatilleri Eylül'e dek uzasa!

Ekim 2016

Ekim ayı da uçakta yolculukla başladı tabii. Bodrum'dan Zürih'e döndük ilk olarak.


Epeydir aklımızda olan bir seyahati de gerçekleştirebildik, Schwarzwald, Kara Orman.

Almanya'nın güneyindeki birkaç güzel yeri de görebildik bu sayede. Freiburg şehri ve diğer yazıları yavaş yavaş blogda yerini alıyor.

Kasım 2016 

Devam edecek...

NOT:

Film şeridi gibi geçti gözümün önünden koca bir sene!

Bakıyorum da #12Ayda12Gezi iyi gidiyor. Hatta 12 geziden çok daha fazlasını gerçekleştirmişiz bu sürede. Siz neler yaptınız?

Devamını Oku »