Otelinizi Bodrum’a Gitmeden Seçin, Yerinizi Ayırtın!


Tatil planlarınızı yaparken otel seçimini en sona bırakıyorsanız pek çok avantajdan faydalanma şansını kaçırıyorsunuz demektir. Çünkü otel seçimi ve rezervasyon işlemlerinin ne zaman yapılacağı aslında tatilde konaklama için ayırmanız gereken bütçeyi de belirliyor. Benim her tatillerde erken rezervasyon indirimlerinden faydalanarak elde ettiğim tasarruf miktarını hayal bile edemezsiniz. Şimdi sizlere sırrımı açıklıyorum.

Özellikle Bodrum otelleri ya da Antalya’daki otellerde konaklamak istediğinizde öncelikle tatil sürenizi ve yola çıkacağınız tarihi belirleyin. Sonrasında Tatilsepeti.com adresine tıklayarak beklentilerinize uygun olan otellerin liste halinde sıralanmasını sağlayın. Bütçenize ya da beklentilerinize uygun olan oteli seçerek rezervasyon işleminizi internetten online olarak gerçekleştirin. Unutmayın, ne kadar erken bir tarihte rezervasyon yaptırırsanız erken rezervasyon indirimleri de o kadar yüksek oranda olacaktır.

Tatili Ucuza Getirmenin Pratik Yolu
Tatilsepeti.com her beklentiye uygun bir oteli kolayca bulmanızı sağlıyor. Bu nedenle Bodrum’a giderek saatlerinizi otel aramakla geçirmenize gerçekten hiç gerek yok. Artık internet bu noktada da hayatı kolaylaştırıyor. Daha önce defalarca Tatilsepeti.com üzerinden yerimi erkenden ayırtarak bütçemden tasarruf elde ettim. Neden daha fazla ödüyorsunuz? 

 
Site üzerinden 5 yıldızlı oteller de dahil olmak üzere tüm otel seçeneklerini karşınızda bulabilirsiniz. Konaklayacağınız tarih ya da kaç kişi konaklayacağınız gibi bilgileri de siteye girebilirsiniz. Size en uygun otellerin karşınıza çıkması kendi kriterlerinize uygun olanları tek tek elemek sıkıntısından kurtarıyor. Ayrıca otellerde yüzde kaç oranında erken rezervasyon indiriminin uygulandığını da görebilirsiniz.

Siteden gemi turları ya da kültür turları gibi çok aktivite için de rezervasyon yaptırma şansı oluyor. Artık binlerce kişi bu yolu tercih ediyor. Hem tatil için otel bulma derdinden kurtarıyor hem de güvenilir bir site üzerinden rezervasyon işleminizi gerçekleştirme avantajını yaşatıyor. Bazı kredi kartları için bu siteye özel taksit imkanından faydalanma imkanı da olabiliyor ki benim tatillerimde çoğu zaman bu avantajlar geçerli olmuştur.

Artık siz de Bodrum’a gitmeden nerede konaklayacağınızı biliyor olacaksınız. Bu sayede tatilinizin tek bir dakikasını dahi otel aramakla geçirmeyeceksiniz. Elbette zor olanı seçmek ve Bodrum’da oteller arasında mekik dokumayı tercih etmek isterseniz, o da bir seçenek!

Not: Reklam linki içerir ve yazı reklam verene aittir.
Devamını Oku »

Kayak Gezisi için Gerekenler Listesi



Sonunda benim de bir listem oldu; böylece her defasında 'Neredeydi?' diye bilgisayarı talan etmeme gerek kalmadı; ya da her seferinde kağıtlara yazıp çöpe atmaya...

Türkiye'de okulların yarı yıl tatili bitti; ama bizimki yeni başlıyor. Herkese gönlüne göre bir tatil dilerim. Dileyene bol kar, dileyene spa, dileyene sevdikleriyle buluşmalar, dileyene de bol güneş, deniz, kum...

Kayak için gerekenler, günübirlik bir gezi de olsa 3 -5 gece konaklamalı da olsa hemen hemen aynı şeyleri içerir. Sayısı değişebilir sadece. O yüzden listedekileri kendinize göre düzenleyin.

Bizimki, ilk kez dördümüz için de kayak içeren otelde bir tatil olacağından - Beliz de pistlerde - ihtiyaç listesi ona göre, 4 kişilik düzenlenmiştir. Yakında diğer tatil çeşitleri için listeleri de blogda bulabilirsiniz.

Dilerseniz listeyi buradan bilgisayarınıza indirebilirsiniz...

Bir bakın bakalım eksik bir şey var mı?


Otelde 7 Günlük Kar - Kayak Tatili

AdetNe Gerek?
4Pasaport
2Cep Telefonu + Şarj Aleti
1Bilgisayar + Şarj aleti + çevirici
1x4Ayakkabı - otel içi
1x2Ev ayakkabısı - çocuklara
1x4Terlik
1x4Bot
1x4Kayak/kayak botu-pantolonu/kask/eldiven/çorap vs
1x4Mont/Palto
1x4Termal üst-alt (yün/polyester)
1x4Polar ceket
1x4Bere, atkı, eldiven
1x4Pijama
3x4Tişört/Bluz
2x4Pantolon/Tayt
2x2Elbise/Etek
5x4İç Çamaşırı (Kilot/Sütyen/Atlet)
1x4Mayo
1x2Havuz aparatı/oyuncak/kolluk vs
1Makyaj Çantası (Krem, makyaj, tarak vs)
1Sağlık Seti (Ibuprofen, termometre, ağrı kesici, tırnak makası vs)
1x4Diş fırçası, macunu
1x4Güneş gözlüğü
1Güneş kremi
1Dudak kremi
1Antibakteriyel jel/mendil
Deodorant
xEl ısıtıcı/hand warmer
4x4Çorap
xPara
2x2Kredi / Banka Kartı
Kızak
1x2Uyku arkadaşı
Fotoğraf makinesi
xAtıştırmalık
1x4Suluk
Araba için Zincir

Kayak tatili için olmazsa olmazlar isimli yazımda, bu malzemelerin detaylarını da bulabilirsiniz. Örneğin, kayakta içinize asla ve asla pamuklu giysi giymeyin... 

Devamını Oku »

Kişiye Özel Çocuk Kitabı Nedir?


Çeşitli sesler çıkaran hatta müzikler çalan rengarenk oyuncakların arasında çocukların hikaye kitaplarına ilgi göstermesini beklemeyin. Hikaye ya da masal dinlemeyi çocuklar için daha cazip hale getirmek sanıldığı kadar kolay değil. Bu noktada anne babaların biraz daha çaba sarf etmesi gerekiyor. Ancak işinizi kolaylaştıracak bir yöntemi biliyoruz. Bu yöntem kişiselleştirilmiş çocuk kitaplarından geçiyor.

Öncelikle bilmeyenler için kişiselleştirilmiş çocuk kitaplarına değinelim. Bu eserler çocukları anlatılan hikayeye çekmek ve kendilerinden bir şeyler bulmalarını sağlamak için özel olarak hazırlanıyor. Miniklerin kitaplara olan ilgisini arttırma noktasında son derece başarılı olan eserler aynı zamanda çocuklara çeşitli mesajlar da verebiliyor. Örneğin çocuğunuzun ismini taşıyan bir hayale karakterin başından geçen olayları dinlemek çocuğunuz için son derece cazip olabiliyor. En sevdiği oyunların dahi önüne geçerek çocuklarda merak uyandırabiliyor.

Kişiselleştirilmiş Çocuk Kitaplarını Deneyin!

Hatta çocuklar kişiselleştirilmiş olan bu kitapları tekrardan dinlemek isteyebiliyor. Özellikle kitapları odaklanması zor olan çocuklar için bu eserlerin harika bir avantaj sağladığını belirtmek isteriz. Çocuğunuzun bazı özelliklerini içeren kitapları da tercih edebilirsiniz. Örneğin kardeş fikrine alışmakta zorlanan çocuklar için kardeşiyle son derece eğlenceli bir şekilde zaman geçiren bir karakterin anlatıldığı kitaplar herhangi bir hikaye kitabından çok daha cazip olabilir.

Çocuğunuzun bu eseri çok daha keyifli bir şekilde dinleyeceğinden emin olabilirsiniz. Bu eserler aynı zamanda canlı renkler içeren çizimlere de sahip olabiliyor. Söz konusu çizimler çocukların bir yandan hikayeyi dinlerken diğer yandan resimleri incelemesini sağladığı için odaklanma problemi kolaylıkla ortadan kalkabiliyor. Okul çağından önce çocuğunuza hikaye kitapları okursanız okul hayatında çok daha başarılı olacağından emin olabilirsiniz. Onların kitapları sevmesi aslında uzun uğraşlar gerektiren bir durum değil. Sadece çocuklarınıza kitapları sevdirmek için doğru araçları kullanmalısınız.

Bu noktada kişiye özel olarak hazırlanan hikaye kitaplarının öneminin çok büyük olduğunu belirtmek isteriz. İhtiyacınız olan bu eserleri incelemek ya da sipariş vermek için Sihirli Yolculuk web adresine tıklayabilirsiniz. Anne babalardan tam not alan onlarca farklı kişiselleştirilmiş hikaye kitabı sitede bütçe dostu fiyatlar eşliğinde satışa sunuluyor. En azından birkaç deneme yapmak için eserlere göz atabilirsiniz.



Not: İçerik bana ait değildir, reklam linki içerir. Fotoğraflar ve yazı reklam verene aittir.

Devamını Oku »

Kitap Kapak Seçimi Yaparken...

Sonunda... Nihayet, kitabımı yazmayı bitirdim.



Kitap yazmak kolay gibi görünse de, kafanızın içinde yazacak çok şey varmış gibi dursa da masa başında o, öyle olmuyormuş. Kitabı düzenleyip yazdığımdan ve ilk çıktısını kağıtlara bastığımdan bu yana 2 sene geçti.

İçime sinip 'İçindekiler' kısmını tamamlayalı tam 1 sene oldu. Ocak 2018 diye 'Önsöz' yazısına not düşmüşüm. Sonra ne mi yaptım? Sanıyorum üzerinden 5-10 kez daha okudum. Her okuyuşumda birçok yerini değiştirdim, sildim, ekledim.

İçime siner gibi olunca, biraz da editör düzeltir dedim ve kitabın türüne göre yayınevi aradım; hangisi benim kitabımı basmaya uygun diye. Yayınevleri hakkında birçok şey de öğrendim bu süreçte. Kimi belli tarz kitapları basıyor, çoğu kitap dosyasına ilave kitap özeti ve özgeçmiş istiyor. Profesyonel mühendislik özgeçmişimi eklemedim elbet, onları da bir bir hazırladım. Bazı yayınevlerinin kendi formatı var, o formları doldurmak gerekiyor. Hatta günümüzde birkaçı hala basılmış kağıtta istiyor kitap dosyasını ve israf diye onları eledim. Yazık günah. Çok istenirse, bilgisayardan kendileri de basabilirler. Bulduğum birkaç yayınevi, aradan 6 ay geçse de yanıt vermedi. birkaçı '2018 için kitap basımı yapmıyoruz, kotamız doldu, 2019'da başvurun' dedi. Ben bu arada, çeşitli 'edebiyat dışı' yazarların kitaplarını okudum ve her defasında ona göre de kitabımı düzenledim. Roman değil ki bu, kurcaladıkça - okudukça yeni şeyler çıktı ortaya.

2019 ile birlikte kitapla uğraşmam iki seneyi aşmıştı. Daha fazla uğraşmak istemedim. Hayatta yapacağım/yapmak istediğim çok şey var ve ben ne yazık ki elindeki işi bitirmeden diğerine başlayamayan biriyim. Aklım ötekinde, kalbim berikinde kalıyor çünkü. Neyse... Çok cici bir yayıneviyle tanıştım; Aralık'ta İstanbul'dayken de Cağaloğlu yollarının tozunu yuttum. Sözleşme yapsak da bitmiyormuş kitap olayı hemen. Kapak çalışması yapacağız dediler; yaklaşık 2 hafta kitap kapağı konusunda makaleler okudum. Yakınlarıma danıştım. Arka kapak yazısı nasıl olur diye araştırdım. Sonunda yayınevi ile birlikte çalışıp iki adet kapak hazırladık. Birisini seçip kapak olayına noktayı koyacağım.



Kitabın dizgisi de elime ulaştı; ama baştan sona okumadan -onbinyirmiüçüncü kez- içim rahat etmeyecek. Onu da halledersem çok yakında internet satışı başlayacak. Ama kendim yazdım diye demiyorum, gerçekten güzel bilgiler var içinde. Keşke ben hamileyken, doğum yaptığımda hatta ikinci bebeğe hamile kaldığımda birisi bana bu kitabı hediye etseydi. Planlarım, beklentilerim çok daha yerinde olurdu. Bilinmezler ve üzerimde yarattığı stres çok daha az olurdu. Umarım beğenirsiniz siz de...

Bu arada hangi kapak olsun?


Devamını Oku »

SSS: Gezgin Anne'ye Sık Sorulan Sorular



Sorularınız ve ilginiz için teşekkürler... Herkese anında yetişememek bana dert oluyordu; belki böylece çoğunuzun sorularına açıklık getirebilirim. Aşağıda aradığınız yanıtları bulacağınızı umuyorum.

1 - Bebekle değil seyahat etmek, bakkala gidemiyorum. Nasıl yapıyorsunuz?

“Dışarıda Çocukla Vakit Geçirmeye Korkuyorum!... diyen birçok anne var. Yalnız değilsin. Öncelikle seni rahatsız eden nedir, onu bulalım?
  • Bebeğin dışarıda ağlaması mı? 
  • Başkalarını rahatsız etmek mi? 
  • Oğlunu/kızını dışarıda oyalayamanın zorluğu mu? 
  • Uyku ve yemek saatleriniz şaşacak diye mi? 
  • Üşengeçlik mi? 
  • Hava çok soğuk/sıcak diye mi? 
  • Toplu taşımaya binmek mi? 
  • Zaten yorgunum daha da yorulacağıma evde otururum daha iyi mi? 
Bunlar gözümüzde büyüttüğümüz, gerçekteyse küçük detaylar. Nedenlerini buradaki yazımda bulabilirsin. Bir de sır vereyim; bebekle gezmek en kolayı. Yürümeye başlayınca zorlaşıyor, konuşmaya başlayınca istekleri oluyor, okul çağında ise kafa tutuyor.

2 - Dört kişi için uçak bileti pahalı olmuyor mu? Nasıl ucuza seyahat ediyorsunuz?

Evet, ikisinin de 2 yaşını geçmesiyle, ardından okul hayatı da başlayınca, tek tatil imkanımız Zürih çıkışlı herkesin favori dönemi olunca biz de uçak biletine yüklü miktarda para harcıyoruz ne yazık ki. En faydalı bulduğum yöntemler; seyahat tarihinden uzun zaman önce bilet satın almak, herkesin gitmediği yerlere gitmek. İmkanınız varsa okul tatil döneminden kaçınmak kesinlikle ekonomik bilet bulmanızı sağlar. Diğer püf noktalarım için şu yazıma bakabilirsiniz.

3- Yurt dışında yaşamak istiyorum. Nasıl iş bulurum?

Öncelikle hangi ülkeye gitmek istiyorsanız, orasıyla ilgili bağlantılar kurmaya çalışın; Linkedin çok faydalı bu açıdan. Çalışmak istediğiniz şirketten birileriyle bağlantıya geçerek özgeçmişinizi elden vermesini sağlayın. Networking önemli: O ülkelerde yaşayanların Facebook grupları oluyor; eğer ciddi düşünüyorsanız, onlara kayıt olun. 

Gideceğiniz ülkenin dilini henüz bilmiyorsanız, bir kursa yazılıp öğrenmeye başlayın. İngilizce her kapıyı açsa da, iş dili olsa da eve gelen mektuplar o ülkenin dilinde olacak. Para biriktirin, her ihtimale karşı kenarda biraz paranız bulunsun. Ailecek yurt dışına gidiyorsanız, öncelikle iş bulmanızı öneririm. Uluslararası bir şirkette çalışıyorsanız, şirket içi geçiş ihtimallerini araştırın. Gitmek istediğiniz ülkede iş bulamıyorsanız; dil kursu ya da yüksek öğretime kayıt olabilirsiniz. Çocuksuz hayatta bunları yapmak çok daha kolay; ama ailecek taşınırken daha detaylı düşünmeniz şart. O yüzden Türkiye'den ayrılmadan önce iş bulmanızı, ya da iş bulduktan sonra ailenizi o ülkeye getirmenizi öneririm.

Bu işin kolayı yok mu ya da evlenip de giderim diyorsanız şu yazıma bakınız. 

4- Yurt dışında yaşamak kolay mı? Ailemi, arkadaşlarımı özler miyim?

Bu konuda daha önce burada yazmıştım, okumanızı öneririm. Çünkü yıllar sonra ilk kez memleketinizden, ailenizden ayrılacaksanız ve yeni hayattan beklentileriniz yüksekse sizi zor günler bekleyecek. Yurt dışında yaşamak bal kaymak değil; bakıcınızı, temizlikçinizi, anneanne-dede-babaanne faktörlerini geride bırakacaksınız ve belki uzun bir süre arkadaş bulamayacaksınız. Hatta ilk zamanlarda, bir de çalışmıyorsanız bazı günler evden dışarı bile çıkmayıp, sadece akşamları eve gelen eşinizle konuşacaksınız. 

Kolay değil; ama bunu yapan da çok. Bir senelik 'alışma süresi' olacağını kafanıza koyup gelin. Biz Londra'dan Zürih'e taşınırken 2 sene alışma süresi tanıdık kendimize. Beş senedir yurt dışında yaşayıp hala her gün Türkiye'yi, oradaki hayatı özleyen insanlar çok. Öte yandan İstanbul'dan, yoğun iş hayatından kim geldiyse burada çok mutlu :-) Detaylar için Avrupa'da yaşamak ile ilgili yazım bu linkte.

5- İsviçre mi güzel İngiltere mi?

İsviçre'ye 4.5 sene önce taşındığımızda ikinciye hamileydim. Burada yaşamak İngiltere'ye göre zor olacaktı, beklentilerim düşüktü. İsviçreliler daha kuralcı, farklı kültürlere daha kapalı, yabancılara karşı daha ırkçı. Üstelik Almanca hiç bilmiyordum. Yine de buraya doğru zamanda geldiğimizi düşünüyorum. Şu açıdan; eğer ki çocuk sahibi olmadan önce gelseydim, belki çok sıkılırdım. Direk Türkiye'den gelseydim de sosyal ortamı, bolluğu, Pazar günü açık olan marketleri arardım ve zorlanabilirdim. Ben zor günlerimi İngiltere'de atlattığım için, burada dil dışında beni zorlayan bir şey olmadı açıkçası. 

İki ülke de kendine göre çok güzel. Londra'yı da özlediğim oluyor; ama belki yaştan belki de yapıdan ötürü doğa, dağlar, göller ve açık hava şu an bizi daha çok cezbediyor. Artı, çocuklar için İngiltere'den 'bir tık' daha iyi olduğunu düşünüyorum. Daha önce bu yazımda Zürih ve Londra kıyaslaması yapmışım.

6- İngilizce/Almanca biliyor musunuz?

İngiltere'ye taşındığımızda sözde İngilizce biliyordum; ama trende/sokakta konuşulan hiçbir şeyi anlamayınca hemen bir kursa yazıldım. Kurstan sıkıldım ve 7 ay sonra iş aramaya başladım. Henüz bir senem dolmadan da 200+ çalışanı olan bir İngiliz firmada işe başladım. İngilizce bilgim okuldansa işte daha çok gelişti; e-mail yazma, dinleme, konuşma... Etrafımda eşim dışında Türk, Türkçe konuşma imkanı yoktu.

Zürih'e taşındığımızda hiç Almanca bilmiyordum. İkinci senede bir kursa yazıldım. Çocuklardan ve eşimin seyahatlerinden ötürü ancak haftada bir gidebildim ve Almanca öğrenemedim. Şu an A2 - B1 arasında bir seviyedeyim. Eğer ki vaktim olsaydı ve her gün, yarım gün kursa gidebilseydim rahatlıkla B1-B2 seviyesinde olurdum, arkadaşlarımdan biliyorum. Almanca kursları ve yabancı dil öğrenme hakkında bu yazılarıma bakabilirsiniz.

7- Çocuklar yeni ülkeye nasıl uyum sağlıyorlar? Yabancı dili öğrenebilecekler mi?

Çocuklar yetişkinlerden daha kolay uyum sağlıyorlar değişikliklere. Eğer siz evham ediyorsanız, o da eder. Eğer ki siz ülke değiştirme konusunda rahat davranırsanız, çocuğun da taşınmayı gözünde büyütmeyeceğinden eminim. Pozitif ebeveynlik... Çocuk 8 yaş altındaysa, dili kolay öğrenecektir. Daha büyük çocuklar, ek yabancı dil dersleri alabilirler. Sınıf tekrar etmesi olasıdır.

Buradaki durumda, devlet okulu gerekli ek Almanca dersler sağlayarak çocuğun sınıf arkadaşlarının seviyesine gelmesi için imkan sunuyor. Alaz Almanca açığını ilkokul 1 sonunda kapattı.

8- İsviçre'de çocuk okutmak istiyoruz. Özel mi devlet okulu mu olsun?

Tam yerindesiniz; bu konuda çok detaylı yazılarım var. Hatta benden daha uzun zamandır İsviçre'de yaşayan Türkler tarafından da onaylı  :-) İsviçre'de okul sistemini anlattığım yazılarım için link burada.

İsviçre'ye yerleşmeden çocuğunuzu devlet okuluna göndermeniz imkansız. Özel okul opsiyonlarına bakabilirsiniz.

9- Yabancı dil bilmiyoruz, memurum. Çocukları yurt dışında okutmak istiyoruz. Ne yapabiliriz?

Soru 3'ün yanıtını okuyun lütfen. İş bulmadan ve o ülkeye yerleşmeden çocuk okutmak için okul masraflarını karşılayacak kadar paranız olması gerekir. Kanada'da ebeveyn yüksek okul programına yazılırsa çocuklar devlet okulundan faydalanabilir diye bir şey duydum. Araştırmanızı öneririm.

Üniversite seviyesi için soruyorsanız, direk okulla irtibata geçerek başvuru şartlarını öğrenmeniz gerekir. Çocuğunuz, yabancı dil sınavına ve varsa özel yetenek sınavlarına tabi tutulacaktır. En geç bir sene öncesinde araştırmalarınızı yapmanızı öneririm.

10- İsviçre'den iş teklifi aldım. İki çocuklu aile için ne kadar maaş gerekir?

Bu işin minimumu nedir bilemiyorum; çünkü herkesin ihtiyaçları ve standartları farklı. Eğer İsviçre'den iş teklifi aldıysanız mutlaka asgari ücretin üzerinde kazanacaksınızdır. Normal şartlarda, bir ailenin geçinmesi için gereken miktarın üzerinde maaş verilir. Genel görüş olarak: Kiranız, maaşınızın 1/3'ünden fazla olmasın, dikkat edin. İsviçre için maaş hesabını bu linkte bulabilirsiniz. Ayrıca İstanbul ile fiyat karşılaştırması yapmak için bu site yardımcı olabilir: https://www.expatistan.com/cost-of-living/comparison/istanbul/zurich?

Expat olarak gelirseniz, şartlara bağlı olarak kontrat uzunluğuna göre kiranızı ve çocukların özel okul ücretini işyeri karşılar. 

11- İsviçre'ye taşınıyoruz. Mobilyaları getirelim mi oradan mı alalım?

İsviçre'deki en ekonomik mobilya satın alabileceğiniz siteler; ikea.ch, micasa.ch ve home24.ch. Fiyatlara bakarak kendiniz karar verin. Şirketiniz taşınma masraflarını karşılıyorsa gerekli eşyalarınızı getirmenizi öneririm. Biz çoğunu getirttik - taşınma masrafını kendimiz karşılasak da - bir kısmını da buradan satın aldık. (İkea)

12- Zürih'e taşınıyoruz. Nerede ev tutalım?

Bunun yanıtı da birçok faktöre bağlı. İşyerinizin konumu, kaliteli hayat sürdürmek açısından göz önüne alınması gerekenlerden. Günde iki saati yolda harcamayın ki İstanbul'dan bir farkı olsun. Yaşayacağınız yerde çok fazla İsviçreli olursa dışlanabilirsiniz - İsviçre Almancası bilmediğinizi varsayıyorum-, çok expat olursa tamamen İsviçre'den izole olabilirsiniz. Verebileceğiniz kira, istediğiniz evin büyüklüğü, iş yerine ulaşım aracınız (toplu taşıma, araba), varsa çocukları okutmak istediğiniz tarzda bir okul göz önüne almanız gerekenler ve herkes için değişkenlik gösterir. 

Özel okul ya da devlet okulu düşünüyorsanız da iyi okulların bulunduğu mevkiler önemli. İsviçre'de nerede yaşayalım isimli yazıma bakmanızı öneririm.

13- Gezginanne.com'da tanıtım yazısı yayınlıyor musunuz? Fiyatını öğrenebilir miyim?

Blogda; çocuk, bebek, seyahat, tatil ve aile ile ilgili; blogun konusuna ve yapısına uygun reklam çalışmalarına yer veriyorum. Emek verdiğim için biraz da olsa karşılığını almak istiyorum tabii. Ücret bilgisi için bana deniz(at)gezginanne.com'dan ulaşabilirsiniz.

14- X ülkesine/şehrine seyahat etmeyi düşünüyoruz. Uygun fiyatlı otel öneriniz var mı? Önereceğiniz restoranlar var mı? Hangi dağa çıkalım? Hangi plaja gidelim? vs...

Ne güzel bana sormanız. Nereye gideceğini, nasıl gideceğini, orada neler yapacağını soran o kadar çok kişi var ki. İlginizden çok memnunum; ama herkese yardım etmeye vaktim yok ne yazık ki. Blogda çoğu yeri detaylı anlatıyorum; arama kutusuna ilgili ülkeyi/şehri yazarsanız önerileri bulabilirsiniz. Öte yandan seyahat planlama servisini kullanırsanız, size özel vakit ayırırım ve birlikte aileniz için bir seyahat planı çıkarabiliriz. Nasıl mı? Şu yazıya alayım sizi.

15- Size İnstagramdan/Facebooktan/Twitterdan soru sordum. Yanıt vermediniz.

Diğer yorumlar, mesajlar arasına karışmıştır, görmemiş olabilirim. Seyahatte olabilirim, internetim kısıtlı olabilir. Çocuklar hasta olabilir. Çok acil değilse sorularınızı bana e-mail ile ulaştırmanızı öneririm. Ergeç onları görürüm. Bir de henüz önünüzde vakit varken bana yazmanızı öneririm.

16- Ne iş yapıyorsunuz? Seyahate para mı dayanır? Sponsorunuz kim?

Son 7 senedir blog yazıyorum. Öncesinde çevre mühendisliği yaptım İzmir, İstanbul ve Londra'da. Şu an sadece eşim düzenli çalışıyor. Sponsorum eşim...

Seyahat için bütçe ayırmaya çalışıyoruz. Gerekli olmadıkça kıyafete, takıya, gereksiz elektronik eşyaya para harcamıyoruz. iPad'imiz yok örneğin. Evimiz de yok! Dışarıda ayda bir kez ancak yemek yeriz. Sigara da içmiyoruz. Tek lüksümüz gezmek; ama gezerken de 5*lı otellerde kalmıyor, Michelin restoranlarda yemiyoruz. Toplu taşıma araçlarını kullanıyoruz, airbnb'de kalıyoruz, turistik mekanlar yerine oralılarla takılıyoruz, sokak yemekleri yiyoruz. Bazen çok sevdiğimiz bir aktiviteyi - Krabi, Railey'de kaya tırmanışı gibi - gerçekleştirmek için başka masraflardan kıstığımız oluyor.

17- Sizinle bir kahve içelim mi?

Zaman ve mekan uygunsa olur tabii ki. Türkiye'den Zürih'e taşınan birçok insanla blog/sosyal medya aracılığıyla tanıştık. Bir kısmı ile sık sık görüşür olduk bile.

18- Seyahatte çocuklar hastalanmıyor mu? 

Hastalanmaz mı? Daha yeni, Tayland'da 2 kez acilin yolunu tuttuk. Bizim seyahat arkadaşlarımız burun tıkanıklığı ve öksürük. Her seyahatte olmaz ise olmaz :-) Ailecek seyahat sigortasını yaptırıyoruz. Gerekli, gerekebilecek ilaçları yanımıza alıyoruz. Hepsini ve daha fazlasını kitapta bulacaksınız zaten. Her seyahatte bağışıklık sistemleri güçleniyor, ileride hasta olmazlar diye kendimizi avutuyoruz.

19- Kitap yazmayı düşünüyor musunuz?

Yazdım bile. 2011'de anne olduğumda bebeğimle seyahat etmem gerekti ve bu konuyu Türkçe anlatan hiç bir internet sitesi/blog yoktu. Ben araştırıp yazdım; gezginanne.com ortaya çıktı. Şimdi de bebekle/çocukla gezmeyi anlatan ilk Türkçe kitap olacak. Umarım beğenirsiniz. Kitaba buradan ulaşabilirsiniz yakında...

20- Bebek aşıları yapılmadan seyahat edebilir mi?

Doktorlara göre sağlıklı bir bebek pasaportu çıktığı an seyahat edebilir, seyahat edilecek ülke güvenli olduğu sürece. İngiliz bebek hemşiresinin bu konudaki görüşlerini şurada anlatmıştım. Biz de ilk kez uçağa binmek için Alaz'ın ilk aşılarının tamamlanmasını bekledik. 9 haftalıkken aşı oldu, 10'uncu haftada uçağa bindik.

Seyahat aşısı gerektiren gelişmekte olan ülkelere gitmenizi önermem. Yapılması gereken seyahat aşılarına dair ayrıntılı bilgi de kitapta yer alacak.

21- Bebekle/çocukla gezerken olmazsa olmaz dedikleriniz neler?

Yaşlarına göre değişir; ama benim en çok kullandığım ürünler sling/kanguru, baston puset, müslin ve sırt çantası oldu. Tabii yolculuk çeşidine ve çocuk yaşına göre oyuncaklar da işin içine giriyor. Benim favori ürünlerimi ve işime en çok yarayanları bu linkte bulabilirsiniz.

Yanınıza almanızı önerdiklerim ise; sağlık kiti, çocuğun yaşına göre bir aktivite çantası ve gittiğiniz yere, tatil türüne, iklime göre kıyafet. Otel mi, akraba evi mi, çadırlı kamp mı, şehir gezisi mi, hepsine özel olması gerekenleri kitapta detaylı olarak anlattım.

22- Ailecek ilk kez tatile çıkacağız. Bizi neler bekliyor? Bize neler önerirsiniz? 

Bebekler küçükken ilk seyahat ve uçak yolculuğu ailelere oldukça korkutucu gelir. Bilinmezleri çoktur çünkü. Halbuki küçük bebekler uçağın motor gürültüsünde uyurlar, istedikleri tek şey süt ve kucaktır. Henüz hafif olduklarından da kollarınızı uyuşturmazlar. Ağlarlar, evet ama ağlamak için bir nedenleri de mutlaka vardır. Şımarıklık değildir henüz. Tahmin edeceğiniz gibi çocuksuz günlerdeki bir elde kokteyl, diğerinde kitap tüm gün güneşlenmeyi aklınızdan çıkarın. Beklentilerinizi düşürün ve bebekle ilk tatilinizin keyfini çıkarın. İşinize yarayacak tatil için önerilerimi bu yazımda bulabilirsiniz.

23- Bugüne kadar kaç ülke gezdiniz?

Sizi şaşırtacak kadar çok değil. Çünkü benim amacım ülke yanına bir tık atmak değil. Görmek istediğim ülkeleri doyasıya gezmek. 25+ ülkeye gitmişimdir; İspanya'ya defalarca gidip adaları dahil olmak üzere baştan aşağıya gezdim. San Francisco'ya 4 kez gittim. Yakında 5 olacak; çünkü önemli olan nicelik değil, nitelik.... Bu arada çocuklardan önce de gezgindim :-)  

24- Çocukla ilk kez yurt dışına çıkmak beni korkutuyor. Ne önerirsiniz?

Daha önce gittiğiniz ve bildiğiniz bir ülkeye ilk gezinizi yapabilirsiniz. Dilini bildiğiniz bir ülkeyi tercih edebilirsiniz. Ya da çocuk dostu bir ülke seçebilirsiniz; Avrupa'da İtalya/İspanya gibi. Çocuk dostu ülke demek; iklimi ılıman, yemek çeşitleri çocuklara uygun, halkı çocuk sever, kasıntı ve kuralcı değil, gibi... 

Seyahat aşısı gerektiren ülkelerden, bulaşıcı hastalıkların/doğal felaketlerin/terörün yaygın olduğu ülkelerden ve hijyen açısından da gelişmekte olan ülkelerden uzak durabilirsiniz. Örneğin, 'X ülkesinde çeşme suyu içilir mi?' size bir bakış açısı kazandırabilir.

Seyahat sigortası yaptırmanız da faydalı olur.

25- Uçağa sıvı almak yasak; bebek için süt alabilir miyiz?

Yanınızda 3 yaşından küçük bir çocuk varsa, aşırı olmamak kaydıyla uçağa 100ml sınırından daha fazla sıvı alabilirsiniz; süt, su, yoğurt, ayran gibi. Güvenlik kontrol noktasına vardığınızda, sıvı ürünleri çantanızdan çıkarıp görünebilir şekilde diğer eşyalarınızdan ayrı bir güvenlik tepsisine dizin. Bazı ülkelerde biberondaki/suluktaki sıvıyı tatmanızı isteyebilirler. Açıp bir yudum alın. Ayrıntılı bilgiyi burada bulabilirsiniz.

26- Bebeğin uyku saatlerini tatilde nasıl düzenlerim? Ya jet lag olursak?

Saat farkının 2'den fazla olduğu bir şehre seyahat etmeniz durumunda bebek er ya da geç bu durumdan etkilenir. Uyku rutini tatildeyken evdeki kadar düzenli olmayacaktır. Endişe etmeyin. Eve döndükten sonra bir hafta içinde uyku ve yemek düzeni eski haline döner. Örnek vermek gerekirse bu yazımı okuyabilirsiniz.

Jet lag; farklı saat dilimine gittiğimizde karşımıza çıkan uyku bozukluğudur. Çaresi, gün ışığı ve zamandır. Geçicidir; ama insanı aptal eder. Bu yüzden uzaklara yapacağınız seyahatler minimum 7-10 gün olsun. Burada yazdığım öneriler faydalı olacaktır.

27- Çocuklarınız devlet okulunda mı, özel okulda mı okuyor?

İsviçre'de 4 yaşa dek devlet destekli kreşler olsa da, onlara çok önceden kaydolmak gerektiğinden ikisi de mecburi eğitim başlayana dek özel kreşe gittiler. Hatta Beliz hala haftada 2 gün gidiyor. Haftada bir yarım gün orman okulunda, diğer yarım gün de oyun grubunda. Hepsi ücretli. Önümüzdeki Ağustos'ta mecburi eğitim hayatı, kindergarten denilen okulla başlayacak. Önümüzdeki 2 sene boyunca, hafta içi her yarım gün kindergarten denilen anasınıfına gidecek. Kindergarten ve sonrası devlete bağlı okullarda, ücretsiz. Kitap, defter bile...

Alaz, kindergarten ardından 6 yaşında ilkokul 1. sınıfa başladı. Devlet okuluna gidiyor. 

28- İngiltere'de doğum yapsam bebeğim İngiliz vatandaşı olur mu?

Olmaz. Amerika için geçerli bu durum. İngiltere'de doğum yapmanız, İsviçre'de doğum yapmanız bebeği otomatik olarak vatandaş yapmaz. Siz o ülkelerin vatandaşı olursanız, o zaman çocuğunuz için vatandaşlık başvurusu yapabilirsiniz.

İngiltere ve Almanya vatandaşlığı için minimum 5 sene, İsviçre için 12 sene ilgili ülkede ikamet etmeniz gerekmektedir.

29- Çocuğum bensiz yurt dışına çıkabilir mi? Muvafakatname belgesi gerekir mi?

Evet, çocuklar yanlarında ebeveynleri olmadan, özel bir izin belgesiyle seyahat edebilirler. 7 yaşından sonra yanlarında yetişkin olmadan, uçak personeli ile birlikte seyahat edebilirler. Bu konuda ayrıntılı bilgi; refakatsız çocuk yolcular için yazdığım yazıda.

Eğer ki çocuk yurt dışına annesi/babası olmadan başka biriyle çıkıyorsa, bu durumda ebeveynlerden muvafakat belgesi alması gerekir. Örnek belge ve bu konuda bilgi için şu yazıma bakmanızı öneririm.

30- Aradığım yanıtı bulamadım. Örneğin neden yurt dışına taşındınız? Mesleğiniz ne? Kaç para kazanıyorsunuz? Nerede yaşıyorsunuz?

Beni daha yakından tanımak isteyenler için daha önce bir yazı hazırlamıştım. Her şeyi bir bir anlattığım, nedenlerin yanıtlarına ve kısa özgeçmişime ulaşmak istiyorsanız, size de gönderirim. Şu sayfaya e-mail adresini girmeniz yeterli.

Başka sorunuz varsa yorum bırakın lütfen, böylece yanıtını diğerlerinin de öğrenmesini sağlayabiliriz.

Devamını Oku »

Tayland - Krabi Hakkında Her Şey!


Krabi, Tayland’da ailecek gidilecek tatil beldelerinin başında geliyor. Screensaver manzaralı plajları, muhteşem otelleri, tonlarca yapılacak aktivite, ekonomik ücretlendirmesi ve doğal güzellikleri ile Tayland listesinin en yukarılarında. Andaman Denizi civarındaki 100’den fazla adası plaj severler için. Bangkok kadar kalabalık, Phuket kadar da turistik değil.

Krabi’ye Ulaşım:
Bangkok’tan ve Chiang Mai’den Krabi’ye direk ve aktarmalı uçuşlar var. Bangkok’tan geze geze trenle ve feribotla da ulaşmak da mümkün. Phuket - Krabi arasında feribotlar işliyor. Ya da araç tutup karadan dolaşabilirsiniz. Krabi’den birçok adaya da deniz yoluyla ulaşmak mümkün.



Biz Chiang Mai’den direk Krabi Havaalanı’na uçtuk. Trenle gitmek keyifli ve çocuk dostu olabilirdi; ama uzun süreceğinden ve vakit bizim için kısıtlı olduğundan direk uçağı, Air Asia, tercih ettik.

Havaalanından en önemli sahil kasabası Ao Nang’e ulaşım taksi ile 600 Baht, kalabalık gruplar için minibüsle 1000+ Baht. Otobüsle ulaşmak ise kişi başı 150 Baht. Bu linkten Krabi Airport ile ilgili tüm bilgilere ulaşabilirsiniz.

Krabi’de Gezinirken:
En çok kullanacağınız taşıtın su üzerinde gitmesi gerek. Longtail denilen tahta, uzun ve kısmen ‘private’ botlar yakınlardaki plajları gezmek için, sürat tekneleri ise daha uzaklardaki adalara götüren günlük turlar için ideal. Bir de Phi Phi Adası ya da Phuket için büyük feribotlar var. Önceki gün bilet ayarladık otel aracılığıyla; ama turizm ofisi ya da feribot kalkış yerinden de bilet almak mümkün.

Bize özel long tail boat, Krabi
Tuk Tuklar hala popüler. Otele ise taksiyle gitmeniz önerilir. Havaalanı küçük olduğundan inince hemen taksi dolmuşları gördük ve yolcuları indire indire bizi de otele dek getirdi.

Krabi’de Nerede Kalalım?

Krabi merkezi, Ao Nang ya da Railey bölgede kalınabilecek en uygun yerler.

Ao Nang Beach, Krabi
1- Ao Nang’de deniz kıyısında kalmak isterseniz; Aonang Princeville Villa Resort & Spa aileler için en uygun otellerden biri. Plaja 2 dakika yürüyüş mesafesinde. Yeri güzel olduğundan çabuk tükenebiliyor, biz de yer bulamadık.

2- Pimann Buri Pool Villa, kalabalık bir aileyseniz ve kendinize ait bir havuz olsun isterseniz, geniş villalardan birinde konaklayın.

3- Biz, Lux Family Villas’ta kalmayı tercih ettik. Hem puanı yüksekti, hem sahile uzak olsa da ücretsiz servisi vardı. Memnun kaldık mı, detaylı izlenimlerim bu linkte.

4- Rayavadee, ise Railey Beach’de kalmayı düşünüyorsanız paranıza kıyıp da kalmanız gereken en ideal otel. Bize 4 kişi için gecelik bin küsür TL fiyat verdi. Her şeyi ile müthiş! Lüks… Özellikle balayı için gidiyorsanız ‘Burada yer ayırmazsan evlenmem’ deyin :)

5- Tamam, acıdıysanız müstakbel eşinize ve kıyamadıysanız paranıza şurada da yarı fiyatına kalabilirsiniz; Railay Princess Resort & Spa

Krabi’de Neler Yapalım?
Geldik en keyifli konuya… Seyahatleri planlarken en sevdiğim noktaya. Krabi için önerilen bir hafta, biz kalıyoruz 4 gece. O sebeple gitmeden stres oldum! Neyse ki çocuklarla seyahat ederken, 'planın dışına çıkmak’ gibi bir kavram olduğunu öğrendim ve kabullendim… Artı, zamanımız istediklerimizi görmeye yetti.

Bizim tekne ve Tonsai Bay
1- Ao Nang Beach, Krabi’nin en popüler ve hareketli plajı. Kumsalda güneşlenmek, turkuaz renkli sularda yüzmek ve hindistan cevizi suyu içmek serbest! Burada yaşayan halkın çoğu müslüman olduğundan restoranlarda helal yiyecek bulmak zor değil. Tuk Tuk ile gidebileceğiniz, yakındaki Noppharathara plajı ise daha az kalabalık ve sığ.

Ao Nang'in ünlü heykeli
2- Uzun teknelerle Railey Beach’e git. Dünyanın en güzel plajı diye bahsi geçen Railey Beach, bir ada değil; ama oraya ulaşmanın tek yolu tekneler. Plajın etrafını saran kayalıklarda rock climbing - kaya tırmanışı rotaları mevcut ve kıyıdaki en popüler spor. Ao Nang’den teknelerle 15 dakikada ulaşmak mümkün. İlk tam günü Railey'de geçirdik; ilk yarıda gerçek kayalara tırmandık - çocuklar az ötedeki plajda yuvarlanırken - ikinci yarı deniz, Railey'de kafeteryalar ve akşam üzeri bastıran yağmurda kucağımızda uyuyan Beliz ile sırılsıklam halde Ao Nang'e dönmek oldu. Deniz kıyısındaki günlerde sürekli ıslaktık; ya denize girmekten ya yağmurdan ötürü. İşin güzeli hava sıcaktı ve hiç üşümedik.

Railey West'te tekne sırası

3- Zümrüt havuzuna ve sıcak su kaplıcasına gir. Krabi’nin derin ormanlarına saklanmış doğal bir havuz. Güneşin yer değiştirmesine göre suyun da renk değiştirdiği söyleniyor. Buraya gitmek için otelden şoförlü özel araç kiraladık. Birkaç yeri kendi hızımızda gezdik. Sanıyorum 1000 Baht harcadık; ama çocuklarla kısıtlı zamanda toplu taşıma ile gidilecek bir yer değildi.



Aynı gezide başka bir tabiat harikasını da gördük: Zümrüt yeşili havuzdan sonra tropik bitkiler arasından yürüyüşle ulaşılabilen doğal bir jakuzi var. Dibinde ise yeraltından çıkan volkanik suyun şekillendirdiği havuzlar... Hot springs deniliyor ve küçük havuzlarda, sıcak ve şifalı su ile banyo yapılıyor. Nemli iklim, suya girip çıkma, arada yağan yağmur ile yine sabahtan akşama dek kurumadığımız bir gün geçirdik :)



4- Hong Island ve 4 Adalar turuna katılın. Krabi’nin en ünlü turlarından biri olan bu gezide, adından anlaşılacağı üzere 4 küçük ada geziliyor. Plajlar kadar su altı da muhteşem şnorkelle yüzmek için ideal. Gelgit yüzünden suların çekildiği zamanlarda bir adadan diğerine yürümek mümkün bile oldu. Bizim uzun teknelerle özel turumuz da Ao Nang'den başladı, Tonsai Bay, Railey, Poda Adası, Chicken-Tavuk Adası, Hong ve Nok adaları ile yine tüm günü tekne üzerinde sürekli suya atlayıp çıkarak geçirdik. Tekne bize özeldi; adalara ayak basma ücreti haricinde günlük 1200 Baht ödedik diye hatırlıyorum. Kesinlikle değer ve sürat teknelerinden çok daha güzel ve keyifli bir deneyim. Dilerseniz kayıkta gün batımında yemek de yiyebilirsiniz.

Alaz derin incelemelerde... Evet, Ekim'de sahiller bizimdi...

Oğlumla birlikte ilk kez derin suda snorkel yaptık...
5- Ao Phang Nga National Park ve adalarından biri olan James Bond Adası’nı gör. James Bond pozu vermek dışında civardaki mağaraları gezebilir, kano yapabilir, plajda ya da mangroves denilen tropik bitkilerin oluşturduğu ormanlarda gezinebilirsiniz.

Krabi maymunları
Ailecek geziyorlar :)
6- Krabi’yi dolaş. Merkezi, Tay kültürünü yansıtıyor, hala çok turistik değil. Barlar, kafeler, marketler plajda geçen gün sonrasında keyifle dolaşmak için... Ao Nang akşam marketi hafta sonları kalabalık; hafta içi daha sakindi.

7- Marketlerde alışveriş yap. Krabi’nin gece marketleri alışveriş için en uygun yerler. Elektronikten, ikinci el kıyafetlere, ayakkabıdan funki aksesuarlara her şey var. Sokak yemekleri ise birbirinden lezzetli.

Enteresan sokak yemekleri de var!
8- Tiger Temple; Golden Buddha heykelini görmek için fit olmak gerekiyor, çünkü muhteşem Krabi manzarası için 1000 basamak merdiven çıkmak şart! Emerald Pool (Zümrüt havuzu) dönüşünde, yol üzerinde. Maymunlara dikkat!

9- Kho Sok National Park’ta hem doğaya hem hayvanlara doyacak bir gün geçirebilirsiniz. Hatta dünyanın en büyük çiçeği olarak kabul edilen Rafflesia da burada. Biz bunu yapamadık.

Bu adadan karşıdakine yürünüyor...
10- Illumanorah şovu izleyerek Tayland’ın kültürü, geçmişi hakkında birçok şey öğrenmek mümkün. Kuş şeklinde giyinen dansçılar geleneksel danslarla hikayeler anlatıyormuş.

11- Catfish Çiftliği; plajdan sıkılan çocuklar için harika bir etkinlik. Kediler, kertenkeleler ve balıklar yağmur ormanlarında. Üstelik beslemek serbest! Sinek kovucu sürünmeyi unutmayın...

Krabi’de Nerede, Ne Yiyelim?



Ao Nang’de birçok restoran, kafe ve otel restoranı olduğu gibi sokak yemekleri de var. Tay yemekleri bu bölgede oldukça acı ve baharatlı, ‘mai phet’ derseniz iyi olur; neyse ki Krabi’de pizza ve makarna da bulabilirsiniz ve çocukları mutlu edebilirsiniz. Müslüman köyü olduğundan da yemeklerin genellikle çoğu helal usullerde...

Ton Ma Yom Tai Food; her gece orada Tom Yum ile buluşmaca...
Ao Nang’deki sahilde ise akşam gün batımında gidilecek deniz ürünleri restoranları dizi dizi!
Sokak yemeklerinde ise Roti pancake; çikolatalı veya şekerli krepler (eminim çocukların menüsü bundan oluşacak)

Grotto, Railey Beach’te kalkerli kayalıklar arasında, doğal bir restoran. Yemek ve içecekler de güzelmiş; ama pahalıymış. Sadece ortamı görmek için gidebilirsiniz. Gidiş de dönüşte sadece tekne ile mümkün.

Ada turunda karada yemek molası
Jungle Kitchen, gitmeden-görmeden-yemeden beğendiğim aile dostu restoran. Tripadvisor önermiş, biz de gidip ananslı kızarmış pilavı yemek kalmış. Önceden rezervasyon yaptırmamız öneriliyor.

Ton Ma Yom Tai Food; üst üste 2 gece gittiğimiz muhteşem bir lokanta. Tipik Tay mutfağı, acısı da ağlatıyor; ama herşey dört dörtlük. Yerini bulmak bile zor; çünkü sokak arasında tam keşfetmelik.

Aonang Buffet; akşam 6-10 arası ne yersen ye 500 Baht uygulaması varmış. Değişik tatları açık büfe olarak denemek isteyenler ve ne yesem doymuyorum diyenler için...

Ton Ma Yom Tai Food, Tom Yum çorbası... İçerken gözlerimden yaş geldi...
Cafe 8.98; vejeteryan, vegan ve çocuklar için burger ile makarna da olan bir yer. Tay mutfağından sıkılanların da yiyebileceği bir yer. Mango - Raspberry Slush denenecek!

Önemli Noktalar:

Beliz'in Krabi'de de bir doktoru oldu!
  • Krabi’yi gezmek için Kasım-Nisan ayları en idealmiş. Biz Ekim’de gidiyoruz.
  • Havaalanından taksiyle veya minibüslerle kalacağınız yere gidin.
  • Zümrüt havuzu görmeye hafta içi gitmeyi tercih edin. Hafta sonları çok kalabalık oluyormuş.
  • Long tail boat denilen, geleneksel tahta tekneleri kiralamak sürat teknesi kiralamaktan daha ucuzmuş. Çocuklar, sürat teknesinde çok savruldukları için rahat edemezlermiş.
  • Deniz yolu yolculukları için deniz tutmasını engelleyen bantlar kullanabilirsiniz.
  • Jellyfish, deniz anasından korunmak için uzun kollu mayo üstü ve uzun paçalı mayo altı giyinin.
  • Plajda ve denizde ayağınıza birşey batmaması için yanınızda suda kullanılan patik ayakkabılardan bulunsun.
  • Beliz'in bacakları sıcaktan isilik olunca, kaldığımız otelin sahibinin önerisiyle Dr. Somboon'un kliniğine de gittik. İngilizce konuşan, çok sempatik biri. Epey sıra bekledik; Taylılar kadar turistler de çoktu. İşiniz düşerse, öneririm...
Adaların tümünde bu tarz uyarı levhaları görmek mümkün.
Railey Beach, kaya tırmanışı; ben de ilk kez gerçek kayaya tırmandım.
Emerald Pool'a doğru giderken...
Krabi sonrası maceramız Phi Phi Adaları'nda devam etti; detaylara buradan ulaşabilirsiniz...


Tayland gezimizin Krabi ayağının videosu da aşağıda:

Devamını Oku »

Nerelere Gittik?

  • Almanya
  • Amerika
  • Avustralya
  • Avusturya
  • Belçika
  • Çekya
  • Dubai
  • Fas
  • Fransa
  • Galler
  • Hollanda
  • Ingiltere
  • Ispanya
  • Isviçre
  • Italya
  • Japonya
  • Kuba
  • Maldivler
  • Malta
  • Portekiz
  • Türkiye
  • Yunanistan